“Dans etmek istiyorsan elini uzatman yeterli, bebeğim. O eli her zaman tutacağımı ve seninle her dansı edeceğimi biliyorsun,” dediğimde gözleri hızla bana döndü. Bebeğim lafına takılmıştı. Ne zaman ona hitaben iltifat etsem gözleri telaşa bürünüyor, sanki hayatında kimse ona güzel söz söylememiş gibi uzun uzun beni tarıyordu. Sanki ona güzel bir şeyler söylenmesi imkânsızdı. Ona yalan söylüyormuşum gibi beni tartıyordu.
İlk görüşte aşk değildi. O zırvalığa inanmıyordum. İlk görüşte aşk değildi fakat ilk görüşte âşık olabileceğim tek kadın olduğunu anlamıştım.
Yemin ederim, onu ilk gördüğüm andan beri onun âşık olacağım kadın olduğunu biliyordum.
"Biliyor musun? Çok yorgunum ve bir türlü dinlenemiyorum.”
“Neden evsiz kalmış gibi bakıyorsun?”
Çünkü sahip olduğum tüm evleri elime aldığım inatla yakıp kül etmiştim.
"Bir evim yok.”