Yıldız sarayı tek bir bina değil bir şehirdi. Camisi, karakolu, Bankası, hastanesi, postanesi, müzesi, eczanesi, muhafız alayları, operası, tiyatrosu, seramik fabrikası, marangozhanesi, hayvanat bahçesi ile binlerce kişinin yaşadığı bir şehir.
Yıllardır Namık Kemal'in hürriyet şiirleri, bütün gençliğin yüreğinde direniş simgesi olmuştu ve sonunda zalim padişah değil, şair kazanmıştı. Vatan şairinin en büyük hayranı da Yüzbaşı Mustafa Kemal'di. Hatta bu gözüpek subayın Kemal adını almasının da bu hayranlıktan doğduğu konuşuluyordu.
...Avrupa ile mesafenin çok açılmış olduğunu, yetişilemeyecek kadar çok açılmış olduğunu gözümüzle gördük. Fabrikalar, trenler, geceyi gündüze çeviren lambalar, kadın erkek beraber yaşanılan, çalışılan aydınlık, temiz şehirler..."
- "Tek istediğimiz Osmanlı'nın da Avrupa gibi olmasıydı, ilme fenne dayalı olarak kalkınmasıydı. Ama siz bu yolda çalışacağınıza, bizlerin peşine kafiyeler takıp ses çıkaranı hapse tıktınız, zulmettiniz."