Nuran

Birine ilkbahar olan Diğerine kanlı kar tanesidir
Reklam
Bu kan damlatan gülüş, bu yeşeren ağlamak Zamanı ölümlerle buluşturan bu saat Her gün yeni ve yorgun bir isyana başlamak Bu inkar, bu sellere bırakılan yaşamak
söyle, nasıl aşarım pişmanlık dağlarını
At vuruldu; içim paramparça Rüveyda Gölgelerin ardına sakladım kusurumu Sen orda kayıtsız gülümsüyor gibisin Ben burda damla damla eriyip akıyorum Yine de, bırakamam yerlere gururumu İstenmediğim yeri usulca terk ederim Hatıra kalsın diye bırakır da ruhumu Mahzun bir derviş gibi boyun büker, giderim
Bir ağaçtan düşen yapraklar gibi Düşüyorum tanyerine Ya topla yaralı kırlangıçları Ya da bu vefasız şarkıyı bitir Özgürlüğe giden tutsaklar gibi Siyah gözlerine beni de götür
Reklam