Kübra Yiğit

Kübra Yiğit
@Nobodyy
Fakirlerin fukaralığı, vicdanlarımızı, onlara maddî yardımda bulunarak rahatlatmaktan çok daha esaslı bir eyleme çağırır. İnsanın insana kulluk etmediği, hakkaniyet ve adaletin esas olduğu, hakça bir sosyal düzeni istemeye çağırır. Çünkü yoksullar adaletsizliğin kurbanıdır.
Sayfa 135·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Bu sınıf aslında şehrin yeni yoksulları. Hep birileriyle yarıştıkları için, para asla onlara Saadet olarak geri dönmüyor. Hayatlarında parayla satın alınamayacak değerler olmadığı için çok ama çok fakirler. Fakirler, çünkü vermeyi ve paylaşmayı bilmiyorlar. Fakirler çünkü onlara kılavuzluk eden, onları gemleyen bir ahlâkî standartları yok. Ayakları bu topraklara basmadığı için bir yurtları da yok. Orayı fedakârlık ve sevgiyle bezemedikleri için gerçek bir ev edinemiyorlar. Sadece avlanmak için yaşayan vahşi hayvanlara benziyor ve insanların dünyasına Has adalet ve hakkaniyet gibi değerlerden uzak yaşıyorlar.
Sayfa 134·Kitabı okudu
Alıntı
İnsanlığın ızdırabını onlara sokulmadan nasıl bilebiliriz? Bir akıl hastanesinin ıslak koridorlarında gezinmeden, kenara itilmiş, terk edilmiş, hor görülmüş insanları dinlemeden, hayatın tam manasıyla ne olduğunu bilebilir miyiz?
Sayfa 129·Kitabı okudu
Alıntı
İnsan küçük yaşlarından itibaren umutlarına, kederlerine, hayallerine,hallerine ortak olduğu yakınlarının arasında ayrı bir mutluluk tadıyor.Geniş bir hikâyenin bir parçası olduğunuzu, akıp gitmekte olan hayatın yeni nesillerle bu hikayeyi sürdüğünü hissediyorsunuz.
Sayfa 124·Kitabı okudu
Alıntı
Babanın evden uzaklaştığı evlerde anneler, hem değer koyucu olmak zorunda, hem de disiplin sağlayıcı. Bu, ister istemez bir çatışma doğuruyor ve bıçak anneye yöneliyor. Anne onu doğurmakla çocuğunun gözünde zaten suçlu. Eşitlik ve adaletin olmadığı bir dünyada, kahrı hep analar yükleniyor. Çocuklarının kahrını, son nefeste, Bu kez ölü gövdeleriyle yine analar üstleniyor.
Sayfa 123·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam