"Öyleyse yaşamımızı sürdürmek için gelecekteki rotamız ne olacak?"
"Ben de bunu bulmak için bu kulübede oturup düşünüyorum. Kolay bir iş değil."
"Acaba ben de mi bir yerlerde sessizce düşünmeliyim?"
"Dağlara çıkıp düşün. Dünyanın girdabı içinde kalırsan fırıl fırıl dönersin de sonunda kendi yolunu bulamaz, gürültü patırtı yapan bir insan olursun yalnızca..."
Gerçek savaş acımasızdır. Savaş edebiyatı sırtüstü uzanıp okurken güzel ve kahramanca gelir. Ben de bir kez savaşa katılmak istiyorum, diye merak edersin. Ancak işin gerçeği farklıdır.
Ben her şeyini kaybetmiş biriyim. Tüm gücümle mücadele ettim ancak yine de kaybettik. Neden üzgünüm diyeyim? Ne üzüntüm var? Bizim şu anki ruh halimiz daha ziyade yağmurdan sonra aya bakmaya benziyor. Kaybetmekten pişman olmadığım bir savaştı.