Gökyüzüne hayranlığımız biter;
Kapımıza çırılçıplak gelen bahar,
Bir tohum halinde toprağa düşer.
Bizim için başka türlü eser rüzgâr
Bahçelerin aşinalığı artar.
Herkes gibi biz de doyasıya yaşarız hayatı.
Elbet bir gün, bütün çicekler beyaz açar
Hür ve mes'ut bir şarkı halinde
Penceremizden uzanır nur.
İstediğimiz şekilde doğar gün,
Dilediğimiz gibi yağar yağmur.
Bu şehir o eski İstanbul mudur?
Elbette değildi.Zamanın eli değiyordu her yere..Ama ne demişti Shakespeare:
Güzelliğin yitmez ki asla,olmaz ki hurda;
Gölgesindesin diye ecel caka satamaz.
Sen çağları aşarken bu ölmez satırlarda:
İnsanlar nefes alsın, gözler görsün elverir,
Yaşadıkça şiirim, sana da hayat verir.