Adı:
Gölgeler
Baskı tarihi:
Mayıs 2018
Sayfa sayısı:
112
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050952544
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Zülfü Livaneli’den İstanbul’a ve onun yazarlarına, şairlerine saygı duruşu: Gölgeler

Karanlığın bütün gölgeleri yuttuğu bir İstanbul akşamı. Bütün sesler susmuş. Yalnızca gelip geçenlerin görmediği, duymadığı Gölgeler’in sesleri yankılanıyor sokaklarda. Son bir kez söylenen şarkı gibi, son bir kez yazılan şiir gibi, “son bakışta aşk”ta dile gelen sevda sözleri gibi… Gölgeler konuşuyorlar karanlıkta…

Fatih Sultan Mehmed, Mustafa Kemal Atatürk, Halide Edip Adıvar, Reşat Nuri Güntekin, Nâzım Hikmet, Yahya Kemal, Sabahattin Ali, Orhan Kemal, Yaşar Kemal, Kemal Tahir, Orhan Veli, Ülkü Tamer, Ece Ayhan, Cemal Süreya ve Attilâ İlhan'ın gölgeleri...

Şiirin tapınağı önünde vecd halinde bekliyor İstanbul, ona yeniden hayat verecek son kelimeyi…

(Tanıtım Bülteninden)
112 syf.
Hiç vakit geçirmeden şunu söyleyeyim; bu kitabı okudum, beğendim ancak satın almadım…

Şimdi geniş değerlendirmeye geçebilirim.

Livaneli’den böyle bir kitap beklemiyordum. Yeni bir roman olabilir diye düşünürken Gölgeler geliverdi. Livaneli, sunuşta ifade etmiş zaten. Bir İstanbul şehrengizi denemesi düşlüyor. Bu kitap ise aslında Konstantiniyye Oteli romanının içinde olabilecek bir bölümmüş. O romanda yer alsa ne olurdu derseniz, pekala olabilirdi ama sadece o romanın içinde kalırdı. Açıkçası ticari hiçbir getirisi olmazdı. Üzgünüm ama Livaneli öyle düşünmemiş olsa bile, Gölgeler çok ciddi bir ticari kitaba dönüşmüş. Oysa kurgu çok zekice, hoş… Ama hepi topu 40 sayfa tutabilecek bir metin, geniş puntolar ve her ne kadar iyi resimler olsa bile, araya serpiştirilen resimlerle 110 sayfaya ulaştırılmış.

Hadi bunu kabul edelim diyelim, zorlama bir 110 sayfaya da bir şekilde eyvallah diyelim ama Doğan Kitap’ın zalimane fiyat politikası bu kitapta tabiri caizse zirve yapmış. Bu, okuması benim için azami 45 dakika süren kitabın satış bedeli 29 TL. Üstelik bir de ciltli ise 40 TL… Burada pörtlemiş göz emojisi iyi gider aslında… Eğer yarı yarıya indirim yapan bir yer bulamazsanız bu kitabı almak için epey bir düşünmeniz lazım. Kaldı ki yarı yarıyada bile fiyatı tartışılır.

Gelgelelim, ben bu fiyatla kitabı asla almam diye büyük bir söz etmiştim. Hayatta başına iyi ya da kötü ne geldiyse hep bu verdiği sözü ne olursa olsun tutmaktan gelmiş bir adam olarak, yine sözümü yemedim. Kitabı satın almadım ama okudum…
Nasıl mı oldu? Büyük bir marketin kitap satış reyonuna gittim. Kitabı aldım, sonra da o marketin kafe kısmına gidip kendime bir çay söyledim. Kitabı bitirip rafa geri koydum. Mevzu budur yani…

Şimdi içeriğe gelelim. Genel anlamda kitabı sevdim. Ancak üzerinde çok uzun süreli bir çaba harcanmamış gibi hissettim. Kitabın tahkiyeye dayandırılması gayet güzeldi. Akademik bir makale gibi değildi. Her biri farklı farklı sebeplere dayanarak farklı isim ya da mahlas kullanmış olan önemli şahsiyetler vardı kitapta. Elbette en özel ikisi Mustafa Kemal Atatürk ve Fatih Sultan Mehmed idi. Daha doğrusu onların gölgeleri olan müstear isimleri.

Yahya Kemal ve Kemal Tahir gibilerin aslında gerçek isim olmadıklarını bilmek ilginçti mesela. Yani zaten birer müstear adları varken başka müstear adlar da kullanmışlar. Bence bu hikayede mutlaka olması gereken bir kişi Peyami Safa idi. Çünkü o da geçim sıkıntısı nedeniyle Server Bedi adıyla Cingöz Recai’leri, Cumbadan Rumbaya’yı, Selma ve Gölgesi’ni yazmış bir yazardı.

Kitaba puan vermiyorum. Esasında kısa içeriğinin başarılı, düşüncenin hoş olmasından dolayı yüksek bir puan verilebilirdi lakin kısa tutulması ve fiyatından dolayı düşük puan da gelebilirdi. Ben pas geçmeyi tercih ettim.

Ezcümle, maalesef kitap iyi niyetli yaklaşıp, ‘yok ya, öyle değildir’ demek istesek bile yine de, ‘şöyle okkalı bir satış yapalım, para kazanalım’ düşüncesinin bir ürünü olmuş gibi duruyor.
112 syf.
·1 günde·2/10
Bugün de linç yemeden gidersek olmaz değil mi :D

Kitaba puan verirken çok kararsız kaldım ama sonunda verdim, neyse incelemeye geçelim hadi...

1 ay önce falan kitap sitelerinde geziyorum. Sonra karşıma bir kitap çıktı. Gölgeler...
Ön siparişteymiş bir de yazarı da Zülfü Livaneli.

Kitabın kapağını gördüm aşık oldum resmen!
Sırasıyla verdiğim tepkiler bunlar :D
"Oha nasıl güzel!"
"Ya Cemal Süreya mı ooooooo?"
"Atatürk en önde duruyor ya çoooook güzel!"
"Sabahattin Ali niye bulanık?"

Tabi eskiden de Livaneli okurdum ve kitaplarını gözüm kapalı alırım o derece...
Hemen almak istedim ama fiyatları sorun bakayım bi!

Ciltli 40, karton kapak 29!
Doğan Kitap HELAL OLSUN SANA!

Neyse işte yine bir şekilde aldık kitabı, okudum ama nasıl anlatayım...

Kitap Livaneli'nin Konstantiniyye Oteli adlı kitabının bir parçasıymış aslında. Tabi sonra Livaneli'nin de dediği gibi "kitapçık" yapılın okurlara kazık fiyatlardan satılmaya başlanmış :)

Kitabın konusu belli. Yazarlar, şairler toplanıyor işte ama nasıl dandik. Atatürk bir yerde geçiyor sadece. Sabahattin Ali desen hiç konuşmuyor sanki!

Veeee 10 sayfalık olayı koca koca puntolarla 100 sayfa yapmışlar Hellalllllllllll!

İyi tek bir tarafı var: Resimler güzeldi. Hele Cemal Süreya ile Halide Edip Adıvar'ın dans ettiği çok güzeldi.

Livaneli'nden böyle bir kitap beklemezdim! Şairlere, yazarlara ve atalarıma saygım sonsuz. O yüzden 2 puan verirken biraz utandım ama...

Yayınevinin yaptığı resmen sinir bozdu. Kitap para tuzağı bana kalırsa.

Alıp okunacak türden bi' kitap değildir.

Zengin olanlar falan alıp okusun :D
Okumak isteyen herkese iyi okumalar dilerim :)
112 syf.
·Beğendi·10/10
...
Zülfü Livaneli'den İstanbul'a ve onun
yazarlarına, şairlerine saygı duruşu:

GÖLGELER

Edebi ve ebedi gölgelerin beyaz sesleri,
soğuk karanlıkta yankılanıyor...
112 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Zülfü Livaneli'nin okuduğum kitapların arasında Konstantiniyye Oteli kitabını çok sevmiştim.Yazar Gölgeler kitabında orada uyguladığı Şehrengiz tarzı ile İstanbul'la ilgili 15 aramızda olmayan kişilerin yazılarında kullandıkları müstear isimleri ile yazdıkları yazılardan örnekler vererek,hepsini bir araya gölgeleri ile toplayıp buluşturuyor.En son da ortaya çıkan gölge ise Ülkü Tamer'i de ekleyerek öyküsünü sonlandırıyor.Değişik ve güzel bir çalışma olmuş,bir çırpıda okunacak bir kitap
112 syf.
·1 günde·1/10
Zülfü Livaneli çok sevdiğim, okumaktan zevk aldığım bir yazar. Fakat bu durum onu eleştirmeyeceğim anlamına gelmiyor.
Güzel düşünülmüş bir kurgunun, iyi bir fikrin nasıl rezil edildiğini kendi adıma gördüm bu kitapta. Silah zoruyla mı yazdırdılar acaba diye de düşünmedim değil. Belki de öyledir. Ve bu fiyat politikası da bu şekilde ortaya çıkmıştır.
Adı geçen yazarların, ustaların her biri için ayrı bir kitap yazılabilir, onları bir kitap ile anlatmak hem de bu kadar az cümleyle okuyucuya sunmak elbette zor iş. Zoru başarmış diyemeyeceğim, dahası zoru başarmak istediğine de inanmıyorum. Sadece ticari kaygılarla yazılmış, hiçbir derinliği olmayan bir kitap çünkü.
Anlatma kaygısı yok, yaşatma kaygısı yok, öğretme kaygısı yok, atmosfer yok.
Yazarın ''Saygı Duruşu'' diye adlandırdığı şey de ben hiçbir derinlik göremiyorum. Hani bazı insanlar vardır, 10 Kasım günü 09:05 de sirenler çalar da içinden gelmese de diğerleri duruyor diye duranlar. Belki tepki çekmemek için, belki topluma ayak uydurmak için bilemiyorum. O saygı duruşundan farksız hatta daha da kötü bir saygı duruşu bu. En azından orada insani bir duygu var korku diyebiliriz ya da ayak uydurma. Ya burada? Sadece Para.
Tam bir hayal kırıklığı oldu bu kitap benim için, bende ki Livaneli'nin zarar görmesini hiç istemezdim. Sanırım ciddi anlam da ilk kez bir kitap için söylüyorum bunu;
''Keşke okumasaydım.''
112 syf.
·5 günde·Puan vermedi
Ali Kaptanoğlu kasketini yana yıkıp "Ne şairler sevdim; zaten yoktular" diye mırıldanarak Divanyolu'ndan Sisler Bulvarı'na doğru hızlı adımlarla ilerlerken, bu âleme yeni ayak basmış olan William Flynn ceketinin yakasını kaldırıp, "Soğukmuş buralar" diye düşünüyor, "ölüm bile üşürmüş gerçekten..."

Edebi ve ebedî gölgelerin beyaz sesleri, soğuk karanlıkta yankılanıyor...
112 syf.
Kitabın Yazarı kitabı almam için yeterliydi...
Lakin bu kitabında Livaneli ve Doğan yayınevine aşırı kizgindim.Cunku bu kadar kisa ve oz bir kitabın (kitabı asagilamiyorum yanlış anlasilmasin)bu derece pahalı olması sadece burjuva daha doğru tabirle elit kesime hitap etmek için yazılmış sanırım.. Oysa o kapakta Mustafa Kemal var.
O kapakta Nazım Hikmet var.
O kapakta Sabahattin Ali ,Halide Edip var.Içinde kalemi muazzam edebiyatın en değerli nadide insanları var...
Halkın adamlarını Halka anlatırken Halkın durumunu düşünmek gerekir.
Şiddetle kınıyorum kitabın bu kadar pahalı olmasını..
Kitap hakkında ise güzel bir oykuydu.Huzursuzluğun çok çok altında..
Iyi okumalar..
112 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10
Gölgeler kitabı; tanıtım kısmında bahsettiği gibi, Zülfü Livaneli'nin İstanbul'a ve İstanbul'un yazarlarına/şairlerine ait kendince bir saygı duruşu oluşturmuş. Kitapta da bahsettiği gibi yazarın 'Konstantiniyye Oteli' kitabının ek kitabı gibi olmuş. Kitap fiyatına bende çok takıldım ve yorumları merak edip okudum. Benim gibi bir sürü kişi 29 tl yi fazla bulmuş. Okumanın ülkemizde artmasını isteyeceğini düşündüğüm aydın yazarımız acaba neden bu incecik kitabının 29 tl olmasında bir tezatlık olduğunu düşünmüyor?
Kitap yorumuZülfü LİVANELİ
GÖLGELER
Çerez tadında okunan 1 saatte biten bir kitap kimler yok ki bu kitap Fatih Sultan Mehmetten Mustafa Kemal Atatürk 'e Nazım Hikmet'ten Sabahattin Ali'ye kendilerine birer mahlas kullanıp gölgeleriyle birbirleriyle keyifli sohbetlerinin anlatildigi güzel bir eser. Okunması çok keyifli zaten kullanılan dil ve şiirlerle hangi yazarın şairin kim olduğunu hemen anlıyorsunuz 🤗🤗
Şimdi de kitaptan alintilar " Devlet dersinde düşünenler ve sevişenler sınıfta kalır bu topraklarda" zaten bunun için şiirimiz günahkar değil midir ??
Hayır, rızkını vermediğimiz, veremediğimiz müddetçe ne çocuk, ne nüfus istemeyiz. Karnını doyuramadığımız, sıhhatini koruyamadıgimiz, tahsilini temin edemediğimiz, her çocuk bu memlekette 100 milyon lazım diyenlerin gözüne onları gaflet uykularından uyandırmak için sokulmuş birer parmaktır. Bize yarınının hastanelerini Darülaceze lerini cezaevlerini dolduracak cahil mesleksiz serseri 100 milyonun lüzumu yok bize insan gibi yaşamak hayatın nimetlerinden istifade etmek imkanlarına Hiç olmazsa musakat tedbirleri tavsiye edenler kadar sahip 20 milyon vatandaş daha faydalıdır bunun için işi kabuğundan değil çekirdeğinden ele almak evvela bu memlekette sefaletle cehaletle içtimai müsavatsizlikla Hülasa bütün geri taraflarla hep birden mücadele etmek lazımdır hiçbir içtimai mesele tek başına var olamaz hepsi birbirine zincirleme bağlıdır zincirin bir halkası ele alıp üst tarafını unutursak köylerde 10 çocuk doğru Bilgisizlik bakımsızlık sefalet yüzünden ancak ikisini yaş atabilen anıları sıtmadan veremden ölen Trahon'dan kör olan yetişkinleri düşünmeden fazla çocuk doğruyoruz da ondan küçük ve geri millet olarak kalıyoruz diye bağırırsak gülünç vaziyete düşmüş oluruz bize yeni bir hayat getirecek yeni bir nesil yeni bir hamle yeni bir dünya görüşü gerek ama istediğimiz bu Yeni Hayat yukarıda söylediğimiz çocuklara sattığı cinsten Sefil ve korkunç bir Yeni Hayat değil!!!
tavsiyemdir hafta sonu bereketi 3. Gelebilir bu akşam yorum 🤗🤗🤗
112 syf.
"bir soğuk yel eser
üşür ölüm bile
anlatır akan kanı
beyaz sesiyle"
ülkü tamer

film izler gibi okudum,,çok güzeldi.
okurken hem bir ah geçiriyorsunuz içinizden
hem de özlediğiniz birine kavuşma hissiyle anlık sevinç ..
bilmem anlatabildim mi??
Mezarlar bize kendimizin son bulacağını duyurarak bizi korkuturlar; fakat yapıtlarımızın düşüncelerimizin gereksiz bir süsü olacağını, geçmişin bağışlayan bir lütufla bunları bir köşeye saklayacağını his eder etmez, düşüncemizin, sanatımızın, ruhumuzun en ince gururu, en duygulu yeriyle sızlar ve inleriz.
Cumhuriyet le kadinlar dans etmeyi ogrendiler. Utanmadan, korkmadan... Ayaklarini ozgur yarinlarin temposuna uydurarak. Sag olun Pasam...
Zülfü Livaneli
Sayfa 52 - Dogan Kitap
“Elbet bir gün ,bizim de sevgilim Köyümüzde beyaz badanalı bir evimiz olur...”
Zülfü Livaneli
Sayfa 63 - Doğan Kitap
Ben bir golgeyim sayfanin ortasinda, ne sen bunun farkindasin ne de polis farkinda...
Zülfü Livaneli
Sayfa 61 - Dogan Kitap

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Gölgeler
Baskı tarihi:
Mayıs 2018
Sayfa sayısı:
112
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050952544
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Zülfü Livaneli’den İstanbul’a ve onun yazarlarına, şairlerine saygı duruşu: Gölgeler

Karanlığın bütün gölgeleri yuttuğu bir İstanbul akşamı. Bütün sesler susmuş. Yalnızca gelip geçenlerin görmediği, duymadığı Gölgeler’in sesleri yankılanıyor sokaklarda. Son bir kez söylenen şarkı gibi, son bir kez yazılan şiir gibi, “son bakışta aşk”ta dile gelen sevda sözleri gibi… Gölgeler konuşuyorlar karanlıkta…

Fatih Sultan Mehmed, Mustafa Kemal Atatürk, Halide Edip Adıvar, Reşat Nuri Güntekin, Nâzım Hikmet, Yahya Kemal, Sabahattin Ali, Orhan Kemal, Yaşar Kemal, Kemal Tahir, Orhan Veli, Ülkü Tamer, Ece Ayhan, Cemal Süreya ve Attilâ İlhan'ın gölgeleri...

Şiirin tapınağı önünde vecd halinde bekliyor İstanbul, ona yeniden hayat verecek son kelimeyi…

(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 833 okur

  • Erdoğan eroğlu
  • Aycan Güzel
  • Selvi Yaşaroğlu
  • Betül Erkanlı
  • Kemal Poyraz
  • Erhan Avşar
  • Serdar Görkem Saka
  • Anılcan Aydoğdu
  • Kübra Bozkurt
  • Kevser Burma

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%23.8 (66)
9
%11.9 (33)
8
%22.4 (62)
7
%18.4 (51)
6
%6.9 (19)
5
%7.6 (21)
4
%4.3 (12)
3
%1.4 (4)
2
%1.4 (4)
1
%1.8 (5)

Kitabın sıralamaları