Konstantiniyye Oteli

Zülfü Livaneli
Tahmini Okuma Süresi:
13 sa. 36 dk.
Sayfa Sayısı:
480
Basım Tarihi:
Ocak 2020
İlk Yayın Tarihi:
Mayıs 2015
Yayınevi:
Doğan Kitap
Orijinal Dil:
Türkçe
Orijinal Ülke:
Türkiye
ISBN:
9786050926316
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Bizans kalıntıları üzerinde bir Otel
Puan vermedi·480 syf.··
2025 8. kitabı
"Bu Coğrafyada, Kadın, çocuk ve Hayvan olmak zordur" cümlesini doğrular nitelikte bir kitap. Var olmaya çalışan bir kadının (Zehra) karşılaştığı zorluklar... Kimsesiz küçük bir çocuğun yüzleştiği iğrenç gerçekler... Ve Osmanlı zamanında, Köpeklerin terk edilmiş bir kayalık adaya gemilerle bırakılıp, binlercesinin açlıktan birbirlerini parçaladığı tarihi gerçekler... Okurken kanınız donuyor. Kitabı okuyunca Roma, Bizans, Osmanlı ve günümüz İstanbul'un da ve bu topraklarda yaşananların, aslında tekrarlanan benzer olaylar olduğu gerçeği ile yüzleşiyorsunuz. Livaneli, yarattığı karakterler ile okurlarını en iyi etkileyen yazar bence. Ve bu karakterleri hepimiz biliyor, görüyor ve tanıyoruz. Kimler bunlar; Otelin ortağı olan Rus/Kazak zenginin nasıl zengin olduğu ve kirli ilişkileri. Otelin patronunun çocuklarının kaybolmuşluğu, eşinin dramı, bir gazetecinin gerçek yüzü, bir müteahhittin yaptıkları, belediye başkanlarının kirli işleri, profesörler, yazarlar... Hakimlerin acı davalarından tüyler ürperten detaylar... Kesinlikle tavsiye ederim
Konstantiniyye OteliZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 202022,3bin okunma
Hayat herkesi değiştirir!
Puan vermedi·480 syf.··
2025 17. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2025 15:07
Zülfü Livaneli Konstantiniyye Oteli kitabı; otele davet edilen konuklardan yola çıkarak biz okurlara bir İstanbul panoraması çiziyor. Devlet kurumlarından Aşk hikayelerine,toplumsal olaylardan mezhep farklılıklarına, hastalıklı düşüncelerden cinsel yönelimlere ve daha birçok konularda saf, çarpıcı, sade bir gerçeklikle başarılı bir iş kadını olan Zehra'nın bakış açısından bizlere yaşadığımız bu coğrafyanın gerçeklerini tarihler boyunca nasıl tekrar ettiğini anlatıyor. Zülfü Livaneli kaleminden sade,akıcı, harika harmanlanmış, herkesin düşündüğü ama söylemeye cesaret edemediği konuları ve bilmediğimiz gerçeklerin su yüzüne çıkmasını ilgili okuyacaksınız. Keyifli okumalar dilerim.
Konstantiniyye OteliZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 202022,3bin okunma
1/10
Bu kitabı ortalarında okumamaya karar verdim. Benim gibi Türkçü arkadaşlar varsa ne demek istediğimi anlayacaklardır. Alıntılarımı da kaldırıyorum. Livaneli benim için bu kitap ile bitmiştir!
Konstantiniyye OteliZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 202022,3bin okunma
-Konstantiniyye Oteli
Puan vermedi·480 syf.··
2021 26. kitabı
Hangisi gerçekti hangisi hayal gücü? Zehra, diğer Zülfü Livaneli karakterleri gibi geçmişle gelecek arasına sıkışmış, diğer insanlara göre manevi açıdan farklı özelliklere, doğaüstü özelliklere sahip bir genç kadın. Serenad eserini okuyanlar bilirler oradaki baş karakteri, Konstantiniyye Oteli’nin baş kahramanı Zehra da yine eğitimli, üst düzey bir görevde çalışan sosyal bir İstanbul kadını. Biraz çevre baskısı, biraz yaşadığınız dönemle ruh hali arasındaki uyumsuzluk biraz hayattan yorgun aslında. Romanın üslubu ve hikaye akışı şuana kadar okuduğum kitaplardan farklıydı. Bizans kalıntılarından oluşturulan bir otel “Konstantiniyye Oteli” Kitap bu otelin açılışında verilen ve şehrin bir çok kesminden ünlü ismin çağırıldığı davetle başlar. Tüm kitap da orada geçer aslında. Bir geceyi, davette bulunan 30'a yakın masaya, masadaki karakterlerin hayatlarına parça parça dahil olarak izleyeceksiniz uzaktan. Bir salonda, aynı anda bulunan yüzlerce insanın nasıl bambaşka hayatlar, bambaşka hikayeler sakladığını gösteriyor kendi içerisinde. Klasik bir Livaneli eseri. Uykudan göz kapaklarınız  kapanmak üzereyken sizin tek derdiniz bir sonraki sayfada neler olacağı. Dili öylesine akıcı ve sade. Ama betimlemeleri ve kullandığı tabirler bir o kadar kulağa süslü ve çekici geliyor. Eğer daha önce herhangi bir Zülfü Livaneli eseri okuduysanız ve beğendiyseniz bunu da çok seveceğinizden eminim. Özellikle sizlerin de benim gibi Serenad’ın tadı damağınızda kaldıysa, Konstantiniyye Oteli tam da aradığınız kitap. Sevgiler!
Konstantiniyye OteliZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 202022,3bin okunma
Puan vermedi·480 syf.··
Beğendi
·
2022 20. kitabı
Kitap İstanbul'da tarihi Bizans kalıntılarından esinlenerek yapılan, Konstantiniyye Oteli'nin açılışı için gelen seçkin kişiler üzerinden kaleme alınmış. Bu açılışta bulunan davetliler ve çalışanlar farklı kültürden farklı insanlar. Açılış için gelen konukların masalarına misafir olup hikayeler dinliyoruz. Livaneli, otelin açılışına davet edilen konuklardan yola çıkarak bütün İstanbul'a, sonra da tüm Türkiye'ye ayna tutmuş. Devlet kurumlarında dönen kirli işler, aşklar, acılar, kesişen yollar, Gezi Parkı olayları, Roboski olayı, İşid, Madımak olayı, mezhep farklılıkları, geçim sıkıntıları, hastalıklı düşünceler, hakim davaları, cinsel yönelim, sosyete, astral seyahat, menfaat, adalet, çarpık hayatlar, iktidar savaşı, kadın cinayetleri, zengin olma hırsından, başına sevda gelenlere kadar; Osmanlı, Roma, Bizans ile tarihi öğeler içererek, bütün bu konuları saf, çarpıcı, sade bir gerçeklikle insanların yüzüne vurmayı başarabilmiş. Birbirinden bağımsız insanlar, onların başlarından geçen olaylar ve hayatlarının bir kısmı. İstanbul'un tarihinde yaşananlar bu olayların aralarına serpiştiriliyor. Yazar bu kısa bölümlerden oluşan kitapta birçok konu hakkında eleştiriler yaparak düşüncelerini aktarıyor. Üzerinde bulunduğumuz bu coğrafya'nın gerçeklerini, tarihin asırlar boyunca nasıl tekerrürden ibaret olduğunu anlatıyor. Bence harika harmanlanmış bir hikaye. Dili sade ve akıcı. Zülfü Livaneli'nin diğer kitaplarında da olduğu gibi okuması kolay, keyifle okunan bir kitap.
Konstantiniyye OteliZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 202022,3bin okunma
Hayat herkesi değiştirir
9/10
·480 syf.··
Beğendi
·
2019 73. kitabı
Zülfü Livaneli bu eserinde; Baş kahranımız Zehra, diğer Zülfü Livaneli karakterleri gibi geçmişle gelecek arasına sıkışmış, diğer insanlara göre manevi açıdan farklı özelliklere, doğaüstü özelliklere sahip bir genç kadın. Serenad eserini okuyanlar bilirler oradaki baş karakteri, Konstantiniyye Oteli’nin baş kahramanı Zehra da yine eğitimli, üst düzey bir görevde çalışan sosyal bir İstanbul kadını. Biraz çevre baskısı, biraz yaşadığınız dönemle ruh hali arasındaki uyumsuzluk biraz hayattan yorgun aslında. Bizans kalıntılarından oluşturulan bir otel “Konstantiniyye Oteli” Kitap bu otelin açılışında verilen ve şehrin bir çok kesminden ünlü ismin çağırıldığı davetle başlar. Tüm kitap da orada geçer aslında. Bir geceyi, davette bulunan 30'a yakın masaya, masadaki karakterlerin hayatlarına parça parça dahil olarak uzaktan mini bir dizi tadında izlettiriyor. Bir salonda, aynı anda bulunan yüzlerce insanın nasıl bambaşka hayatlar, bambaşka hikayeler sakladığını gösteriyor kendi içerisinde. Klasik ve ölümsüz bir Livaneli eseri. Uykudan göz kapaklarınız kapanmak üzereyken sizin tek derdiniz bir sonraki sayfada neler olacağı. Dili öylesine akıcı ve sade. Ama betimlemeleri ve kullandığı tabirler bir o kadar kulağa süslü ve çekici geliyor. Eğer daha önce herhangi bir Zülfü Livaneli eseri okuduysanız ve beğendiyseniz bunu da çok seveceğinizden eminim. Okumanızı tavsiye ederim.
Konstantiniyye OteliZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 202022,3bin okunma
Puan vermedi·480 syf.·
2015 50. kitabı
İlk okumaya başladığım anda Orhan Pamuk 'un Kafamda Bir Tuhaflık romanı canlandı. Ama ilerledikçe, kendime sormaya başladım. Batı neresi, doğu neresi? Biz nereye aitiz? Sarayda yaşayanlar ile kulübede yaşayanlar arasındaki uçurumun sıfırlandığı yer neresi? Kadın cinayetlerinden, sünnilikten aleviliğe, yobaz dinciliğe, gençliğin uydurduğu edebi olmayan edebiyat özentisine, tarihin arka odalarından gelen mesajlara, aşka , dostluğa ne ararsanız var bu otelin salonunda. Kıvrak bir anlatımla siyasetin siyasetçinin gerçek yüzünü , hakiki okur olarak okuyun anlayın ve anlatın diye haykıran sayfalar. Teşekkürler Livaneli yüreğine sağlık...
Edebiyat
Konstantiniyye OteliZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 202022,3bin okunma
Ankara’nın Bağlarından Fadime’nin Düğününe
Puan vermedi·480 syf.··
2024 88. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 18 Temmuz 2024 14:08
*** Kaç, kaç, kaç… Ayrıntıların ve fuzuli hikayelerin içinde boğulmak istemiyorsan bu kitaptan kaç. İlk defa Livaneli okurken soluksuz kaldım. Bir Allah’ın adamının da hikayesini bilmeyivereyim dedim, cahil kalayım bu neymiş yahu. Tamam bilgi birikimi açısından muazzam. Hakkını yemek istemem, emek var bu kitapta hikayelerinden esinlenilmiş dünya kadar insan. Ders alınması gereken milyonlarca fikir, konu, olay… Konusunu toparlayacak olursam eğer; Konstantiniyye Oteli’nin açılışı ile başlayıp açılışın bitmesiyle sona eriyor kitap. Ve bu açılışa gelmiş olan tüm konuklar, bu konukların aileleleri( babası, atası, babaannesi, kardeşi vs), çalışan garsonların bir çoğu ve bunların yanı sıra otel sahibi ve eşi ve çocukları ile esas kız ve sevgilisinin teker teker hikayelerine yer verilmiş diyip bitireceğimi düşünüyorsanız yanılıyorsunuz :) Çünkü bütün bu insanlar, isimler, mekanlar yetmiyormuş gibi otelle alakası olmayan birkaç kişinin( örneğin yoldan geçen, taksiye binen veya kocası tarafından şiddete uğrayan vs) de hikayesine yer verilmiş. Nasıl? Şu kısacık incelemeyi okurken bile yoruldunuz değil mi? Bir de kitabı sonuna kadar okuyan benim gibi zavallıları düşünün. 476 sayfa ve yüzbinlerce hikaye ve isim. Üstelik bir öykü kitabı değil bu, hepsinin toplanıp ortak bir hikayede birleştirildiği bir roman. Kaç defa bırakmaya meyil ettim ama mucizevi bir şekilde bitirebildim. Ha bir de astral seyahate de yer verilmiş, tarihi bilgiler, din uğruna işlenen cinayetler, ölüler alemi ve daha neler neler.. Aklıma her şeyin satıldığı bir pazar yeri geldi şimdi; gel vatandaş gel.. Sonuç olarak toplumsal duyarlılık konusunda bir markasın Livaneli. Emeğine sağlık, iyi ki varsın ve Türk Edebiyatı iyi ki sana sahip. İyi günler dilerim herkese ve iyi okumalar…
Konstantiniyye OteliZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 202022,3bin okunma
Ölmek,uyumak sadece…
8/10
·480 syf.··
2023 53. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2023 22:16
Ünlü müzisyen,entellektüel ve yazar Zülfü Livaneli’nin okumayı gözden kaçırdığım eseri Konstantiniyye Oteli ;Nekropoliste, ölülerle konuşan Zehra’nın sesiyle başlıyor.Eser,bir otelden çok Türkiye panoraması ve sosyolojisi üzerine inşa edilmiş.Zehra,Emre,Ergün Bey,Elmas Hanım üzerinden şekillenen roman;bizi İstanbul’un büyülü tarihinden ,Gezi olaylarına savuruyor.Seçilen her karakter okuyucuyu ayrı bir hikaye,acı,tarihsel bakış,sanat,ticaret,cinsellik,ilişkiler açısından övgü ve yergi ikileminin ötesinde var olan gerçekliğe götürüyor.Her karakterin kitaptan çıkıp yaşamınızda bulunan bir dosta,tanıdığınız arkadaşa ailenizden birine dönüşmesi an meselesi gibi .Konstantin’den Fatih Sultan Mehmet’e,Osmanlı’dan Türkiye Cumhuriyeti tarihine kadar alt metinlerde verilen bilgiler tarihin izini sürmenize ,ölüler aleminde yapılan konuşmaların ölüm konusunda insanın korkusu ve çaresizliğinin epik bir anlatımı yapılmış..Katil birinin merhametli oğlu Garip’ten,Kafasındaki hayaletlerle savaşmaktan yorgun düşen Mustafa’ya,İşid’e katılan Serhatın yaşamından ,Alevi-Sünni sevdalı Nihat ve Gülün imkansız ve arabesk aşklarına,Hakim Beye,Gazetecilere,kahkahasıyla ünlü tarihçi profesöre ,iktidar sayesinde birden zengin olan dindar ailelere kadar pek çok durum anlatılmış.Sayfaların arasına biraz felsefe ve Spiritüalizm serpiştirilen eserin kendi zihin dünyasında yaşayan bireylerin materyalist dünyaya uyumlanma çabalarının bir anlatısı yolunda okunmasını öneririm..
Konstantiniyye OteliZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 202022,3bin okunma
Hayal kırıklığı...Malesef beklentimin çok altında kaldı
6/10
·480 syf.··
2024 15. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 19 Aralık 2024 23:36
Öncelikle yazarın okuduğum 6. Kitabıydı. Benim için Zülfü Livaneli tanışıklığı Serenad ile başlamıştı. Ondan sonra her okuduğum kitabında Serenad seviyesine çıkmayı bekleyerek okur hale geldim. Serenad ile başlamak belkide benim için dezavantaj oldu açıkçası. Her neyse kitaba dönecek olursa övülecek abartılacak edebi bir eser değil. Yazarda belli ki bu amaçla yazmamış kitabı. Konstantiniyye Oteli bana fazlasıyla uzun ve bunaltıcı geldi. Özelikle İlk kısımlarda konuya adapte olmakta zorlandım neyse elbette bir noktada toparlar diye okumaya devam ettim. İkinci yarısını da bu kadar okumuşken bitireyim diyerek...Tamamladım. (Hiç huyum değildir yarıda kitap bırakmak çok nadir yaparım.) Daldan dala birbirinden bağımsız konular anlatmış yazar ve buradaki kahramanlarının tek ortak noktası Sultanahmet meydanında bulunan Konstantiniyye oteli'nin açılış gecesinde bulunmaları. Livaneli, sürekli konular arası atlayıp; Alevi- Sünni, Türk- kürt, Sağcı - Solcu çatışmalarına değinerek spordan siyasete (Gezi Olayları vb) her konuyu kapsamlı olarak kitabında değerlendirmiş. Kitapta ilgimi çeken kısımlar da buralar olmuştu. Sonuç olarak bunları okuyucuya vermek için alakasız çok fazla karakter anlatılmış. Şahsi fikrim Konstantiniyye Oteli şu ana kadar okuduğum en kötü Zülfü Livaneli kitabıydı. Bol zamanı olan yazarın diğer kitapları hatrına da olsa okuyabilir. Fakat tavsiye edebileceğim bir eser olmadı kesinlikle...
1000Kitap
Konstantiniyye OteliZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 202022,3bin okunma

Yazar Hakkında

Zülfü LivaneliYazar · 40 kitap
Zülfü Livaneli, Türk müzisyen, senarist, politikacı, yazar ve yönetmendir. İlk yılları Tam adı Ömer Zülfü Livanelioğlu’olup, aslen Artvin’in Yusufeli ilçesinden olan Livanelioğlu ailesinin büyük dedeleri Ömer Efendi 93 Harbi’nde Artvin’in Ermeni ve Rus işgaline uğraması üzerine Erzurum’a gelerek Ahmet Muhtar Paşa’nın ordusuna katılmıştır. Ömer Efendi Harput Redif Taburu’na mülazım rütbesiyle atanır. Daha sonra burada çıkan çatışmada şehit düşer. Ömer Efendi’nin tek oğlu olan Zülfü Efendi, Türkiye’nin muhtelif yerlerinde sorgu hakimi olarak görev yapar. Soyadı Kanunu çıktığında babasının geldiği Artvin/Yusufeli/Livane Sancağına izafeten Livanelioğlu soyadını alır. Zülfü Efendi’nin erkek çocuklarından üçü de hakim olmuştur. En büyükleri ve Zülfü Livaneli'nin babası olan Mustafa Sabri Livanelioğlu, Yargıtay Başkanlığı’na kadar yükselmiştir. Kariyeri Ankara Cumhuriyet Lisesi mezunudur. Daha sonraki tarihlerde ABD Fairfax Konservatuarı'nı bitirmiştir. Zülfü Livanelioğlu bağlama çalmayı teyzesi Nazmiye (Türeli) Yücel'in eşi olan eniştesi Turhan Yücel'den Ilgın'da yaşadığı yıllarda ve yaz tatillerinde öğrendiğinde, eniştesi Turhan bey'in kendisine hayatını değiştirecek bir sermayeyi hediye ettiğinden haberi yoktu. Zülfü Livaneli, müziği ile birçok ulusal ve uluslararası ödül aldı ve eserleri Joan Baez, Maria Farantouri, Maria del Mar Bonet, Leman Sam gibi onlarca yerli ve yabancı sanatçı tarafından yorumlandı. Kültür, sanat ve politika alanında Türkiye’nin önemli isimlerinden birisi olan sanatçı, sanat yaşamı boyunca 300'e yakın besteye ve 30 film müziğine imzasını attı. Türkiye'den ansızın ayrılarak İsveç'e sürgün yıllarında bulaşıkçıklık dahil muhtelif işlerde çalışan Livaneli'nin en büyük arzusu bir gün Türkan Şoray ile tanışabilmek ve o zaman Türkiye'de suçlanan kişilerin uğrak yeri haline gelen İsveç'te bulunan ünlü yazar, gazeteci veya şairlerle karşılaşabilmekti. Bugüne kadar dört uzun metrajlı film yönetti: "Yer Demir Gök Bakır", "Sis", "Şahmaran" ve "Veda". Valencia Film Festivali'nde "Altın Palmiye" ve 1989'da Montpelier Film Festivali'nde "AltınAntigone" ödülüne layık görüldü. "Sis", "En iyi Avrupa Film Ödülü"ne aday gösterildi. Sanatçının filmleri Türkiye, ABD, Fransa, Almanya, İsviçre ve Japonya'da gösterime girdi ve BBC, WDR, İspanya, Kanada ve Japon televizyonları gibi birçok televizyon şirketine satıldı. Ekim 1986'da Cengiz Aytmatov'un daveti üzerine Federico Major, Yaşar Kemal, Arthur Miller ve diğer ünlü sanatçı ve düşünürlerin katıldığı Kırgızistan ve daha sonra Wengen, Granada ve Mexico City'de toplanan Issyk-Kul Forumu'nda yer aldı. Livaneli, Elia Kazan, Jack Lang, Vanessa Redgrave, Arthur Miller, Mikhail Gorbaçov, Mikis Theodorakis gibi ünlü kişilerle birlikte dünya kültürünün ilerlemesi ve dünya sanatlarının gelişmesine katkıda bulunmak üzere çalışmalarda bulundu. 1996 yılında Paris’te merkezi bulunan UNESCO (Birleşmiş Milletlerin Eğitim Kültür Bilim Kurulu) tarafından büyükelçilik verilen sanatçı Livaneli, 1978 yılında yaptığı "Nazım Türküsü" adlı albümde Nazım Hikmet'in şiirlerinden bestelediği şarkıları bir araya getirdi. "Arafatta bir çocuk", "Geçmişten Geleceğe Türküler", "Sis", "Orta Zekalılar Cenneti", "Diktatör ile Palyaço", "Sosyalizm öldü mü", "Engereğin Gözündeki Kamaşma" ve "Bir Kedi, Bir Adam, Bir Ölüm" ve "Mutluluk" ve Leyla'nın Evi, Sevdalim Hayat, Son Ada ve Sanat Uzun, Hayat Kisa, Serenad kitaplarının yazarı olan Livaneli, hâlen Vatan Gazetesi'nde köşe yazarlığına devam etmektedir. Sanatçı uluslararası kültür çevrelerinde tanınmakta ve saygı görmektedir. Ömer Zülfü Livaneli Ülker Hanım'la evlidir ve bir kızı vardır. Kızı Aylin Livaneli eğitimi ve yaptığı pek çok işten sonra müzik ile ilgilenmiş. 5 albüme imza atmıştır. Müziğe ara veren Aylin Livaneli şuan yurt dışında ekonomi üzerine eğitim almaktadır. Yayınlanmış 3 kitabı bulunmaktadır. Livaneli vejetaryendir. 19 Mayıs 1997 tarihinde, Ankara Hipodrom meydanında verdiği konsere 500.000 kişinin katılmasıyla Türkiye'nin en büyük konserini gerçekleştirme ünvanını kazanmıştır. Siyasi kariyeri Livaneli 1994 yerel seçimlerinde, Sosyaldemokrat Halkçı Parti'den İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na aday oldu. Anavatan Partisi'nin adayı İlhan Kesici, Refah Partisi'nin adayı Recep Tayyip Erdoğan ve Doğru Yol Partisi'nin adayının Bedrettin Dalan olduğu çekişmeli seçim sürecinde oyların %20,30'unu alan Livaneli üçüncü geldi. Erdoğan ise %25,19'luk bir oranla Belediye Başkanı seçildi. Livaneli, 2002 genel seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi'den İstanbul milletvekili seçildi. Partinin 13. Olağanüstü Kurultayı'nda yeter sayıda imza bulamadığı için genel başkan adayı olamadı ve parti yönetimini ağır şekilde suçlayarak istifa etti. Livaneli, istifasını açıklarken şunları söyledi: "CHP yönetimi, Atatürk'ün laik, devrimci, halkçı, çağdaş ve reformcu çizgisini 21. yüzyıla taşıyamadığı için ülkemizi içinden çıkılması güç bir siyasi karmaşaya sürükledi. Bu büyük tarihsel ve siyasi kaymayı engelleyebilmek ve CHP'yi özündeki devrimci, reformcu ilkelere tekrar kavuşturabilmek için, parti içinde her düzeyde büyük çaba harcadım. Ama ne yazık ki bu çabalar da diğerleri gibi sonuçsuz kaldı. Partideki muhalif fikir ve kişileri yok etme alışkanlığı, bu kurultaydan sonra da bir kıyıma dönüşerek devam ediyor. CHP içinde kalarak mücadele etme yolları artık tükendi. Parti, örneği görülmemiş bir şekilde antidemokratik ve oligarşik bir yapıya dönüştürüldü."