Anılarını saklamayı sürdürürlerse de yaşananlar bir süre sonra acıtmayı bırakacak, yaşamın monotonluğunda elde edilebildikleri hoş, güzel, değerli bir şeymiş gibi gelecekti.
İtişip kakışan, şarkılar söyleyen insan kalabalığı içinde yapayalnızlardı. Bütün bu gürültünün ortasında sessiz bir kayalık gibilerdi; sanki ne bulundukları yerin farkındalardı ne de yaşadıkları zamanın.
Sanırım umutsuzluğun ortasında, her şeye rağmen bir mucize gerçekleşebilirmiş gibi iki insan hala birbirine tutunuyorsa bunun için “aşk” uygun bir kelime olabilir; çünkü ıstırap bile kendince bir değer edinmiş, en azından ortak bir şeyleri olduğunun kanıtı haline gelmiştir: İkisinin de var olmayana dair umudu vardır.
İnsanlara göre “aşk” artık modası geçmiş romantik bir kavram olabilir fakat yine de aşk diye bir şey var ve var olduğundan bu yana tarif edilemez derece acı verici bir unsura sahip.