“Şehre Mimar Sinan gibi bakıyor olsaydı, bunları yapmazdık. Şu camilerin etrafını boş tutardık mesela, civardaki ahşap yapıları muhafaza ederdik. Velhasıl sadece Sinan’ın eserleriyle bile göz zevkimizi koruyabilir, ruhumuzu dinlendirebilirdik.”
- İlber Ortaylı
Yeni baskıdan çıkmış bir kitaptı Emre benim için. Her sayfasını okumak, ezberlemek ve hissetmek istiyordum. Bazen ağlayacak, bazen gülecek, çokça sevecektim. Sayfaları arasında okurken kaybolacak, sonra yine onda kendimi bulacaktım. Bu adam benim sonum değil sonsuzum olacaktı.
Şüphe insanın içini kemiren güve gibiydi. Küçüktü ama hasarı zamanla anlaşılıyordu. Bir de bakmışsınız oturduğunuz sandalyenin bacağı tamamen yok olmuş, düşüyorsunuz.