Nur

Gidene güle güle denir, canımın içi.
Sayfa 55 - İletişim Yayınları
Reklam
Zaten bu hayatta, her zaman bir şeyler eksikti. Ya da bana öyle gelirdi.
Sayfa 45 - İletişim Yayınları
Bir şey içime oturmuş kalmıştı. Yok olmak. Toz olmak istiyordum. Varlığım orada olmamalıydı. Gelip beni alsalardı. Uzaydan ya da bir yerden gelselerdi. Sessiz sedasız kaybolsaydım. Yerime Kız Kulesi'ni bıraksalardı. Ne alakaysa?
Sayfa 30 - İletişim Yayınları
İçimden bir cümle geçti: Uzaklaşan şeylerin gözden yitişini görmemek için, gözlerimizi başka yöne çevirsek bile, yine de ne bok yemeye bir taraflarımızla geyik gibi bakardık?
Sayfa 29 - İletişim Yayınları
Ne olmuştu da, "Seninle dünyanın her yerine gelirim," diyen Müzeyyen, durduğu yerden çekip gitmelere başlamıştı. Nerelere gidiyordu? Gelirken getirdiği bakışlar ne dalgayı? Hangisi Müzeyyen'di? Ya da Müzeyyen kimdi? İlk tanıdığım kimdi, şimdiki kim?
Sayfa 22 - İletişim Yayınları