Sema Nur Bakırhan

Sema Nur Bakırhan
@Nurbkrhn
Bir ömürde bir çok hayat görmek isteyen kitap okur…
Bir uyanışın çığlığı
Kadın olmak… Kadın olmak nedir? Neden bu kadar zor? Neden ömrümüz hep bir mücadeleyle geçer? Doğarız ve başlar mücadelemiz; ölene kadar hayatla savaşırız. Çocukluk, gençlik, kızlık, kadınlık… Nedir bunlar? Gerçekten kadınlık iki bacak arasında mı başlar? Yoksa kendi ayakları üzerinde durmaya başlamış biri zaten kadın değil midir? Bakire olup 50 yaşındaki birine ne deriz mesela? “Kız” mı? Neden “kadın” demek bu kadar zor, bu kadar yargı içeren bir kelime? Din, tüm insanlar içindir aslında. Ama neden kadın bedeninden yola çıkılır hep? Neden bu ülkede ve çoğu “İslam” ülkesinde din denince ilk akla kadınların davranışı, giyimi, yaşamı gelir? Neden benim açık ya da kapalı olmam ahlakımı ve imanımı belirliyor da, bir erkeğin dini kendi beyanıyla kabul ediliyor, sorgulanmıyor? Neden attığım her adımda dinsiz, imansız ilan ediliyorum? Evlilik olmadan biriyle birlikte olursam namusum neden sorgulanıyor ama bir erkek için böyle bir yargı yok? Neden bir kadın eğlenmek için dans edince, kahkahalarla güldüğünde, alkol tükettiğinde ya da bir ilişki için ilk adımı attığında hemen “basit”, “kullan-geç”, “orospu” olarak yaftalanıyor? Sahi, nedir orospuluk? Orospu denilen kadınlar, paraları karşılığı iş yapmıyorlar mı? Peki bu taleplerin kaynağı erkekler değil mi? Erkekler istiyor, sonra dönüp o kadınları aşağılıyor. Eğer bu bir meslek değilse, yasadışıysa neden durdurulmuyor? Bu çifte standart niye? Bu konudan Somali’ye geçmek istiyorum. Somali, bugün dünyada en çok kadın sünneti yapılan ülke. Peki kadın sünneti nedir? Kadınların cinselliğini bastırmak, bekaretlerini “korumak”, sadece kocalarına ait olmalarını sağlamak için 15 yaşına kadar dış cinsel organlarının kesilmesi, katledilmesi. Kadını bir “mal” gibi, bir sahibini bekleyen “hayvan” gibi görmek demek bu. Onun benliğini
Duygu ve Düşünce