“İbrahim
İçimdeki putları devirdim, ama sızı dinmedi.
Balta elimde, gönlüm yangın yeri.
İbrahim
Beni yakan bu ateş, onun bir yudum
Suyuyla sönecekken,
Gidip Nemrud’un sofrasına cennet döken kim?
Nemrud kadeh kaldırdı,alevler şaha kalktı.
Gönül yanarken, Nemrud’a ab-ı hayat veren kim?
O mu?
Dost bağında, beni ateşe atan.
O mu?
Zalimin kadehini dolduran.
İbrahim
Söyle serin ve Selamet nerede?
Beni yakıp onu güldüren kim?
Onun suyu haram mı?
Nemrud’un şarabı helâl mi?
İbrahim
Yangını görüp de susuz bırakan kim?”