''Kalk iki gözüm, iskeleye geldik. Günün birinde ya çıldıracağız ya dünyaya hâkim olacağız. Şimdilik bir rakı parası bulmaya çalışalım ve parlak istikbalimiz şerefine birkaç kadeh içelim.''
Hüzünle biten bir hikaye daha...
Amatör bir okuyucu olarak çok kısa sürede, tez solukta okuyup bitirdiğim eşsiz bir kitap ve okuduğum ilk Sabahattin Ali eseri.
İlk başlarda ki telaffuzu zor kelimeler biraz sizi zorlasa da sonralarda hikayenin de içine girerek her şeyin su gibi akıp gittiğini göreceksiniz.
Okuma listenizin için olan bir kitapsa ve sırası geldiğinde ''Okusam mı?'' diye düşünecek olursanız düşünmeyin, sadece okuyun :) Keyifli okumalar.
Senelerden beri hiç kimseye bir tek kelime söylemedim. Halbuki konuşmaya ne kadar muhtacım. Her şeyi içinde boğmaya mecbur olmak, diri diri mezara kapanmaktan başka nedir? Ah Maria, niçin seninle bir pencere kenarında oturup konuşamıyoruz? Niçin rüzgarlı sonbahar akşamlarında, sessizce yan yana yürüyerek ruhlarımızın konuştuğunu dinleyemiyoruz? Niçin yanımda değilsin?