Bakın, kesinlikle gelip birisi beni kurtarsın demeyiz sorunlar yaşarken. Bir dost selamı, bir sevgili sarılması ararız. Biz kendimiz hallederiz zaten. İyiyken herkes iyidir, insanın
rengi karanlıkta belli olur arkadaşlar. İşler yolundayken, sokaktan geçen insan da sarılır sana.
Bir bakışla bir gülüşle anlaşabilmenin konforunu bir kere dahi tatmış olanlar, ömür boyunca o hissin peşine düşerler. Çünkü orası harikulade bir konfor alanıdır.
Benim seninle okumam gereken kitaplar, izlemem gereken manzaralar var. Benim seninle sarılmam gereken mutluluklar, ağlamam gereken üzüntüler var. Benim seninle uyumam gereken uykular, uyanmam gereken sabahlar var. Benim senin ellerine, benim senin omzuna, benim senin
göğsüne ihtiyacım var.
Sen gel, biz olalım. Böyle daha güçlüyüz.
İnsan insana, her şeyden önce nefes veren o pencere olabilmeli.
İnsan insana, dost, anne, baba arkadaş ya da sevgili olmadan önce, nefes aldığı o pencere olabilmeli. Diğerleri zaten bir şekilde hayatın içinde edinilen kimlikler. Zor olan, gitsem de yanında biraz soluklansam denilen o kişi olabilmek.