" Sanki sol kaburgamın altında bir yerde bir ip varmış da bu ip senin sol kaburgana sımsıkı bir kördüğümle bağlanmış. Öyle sanıyorum ki aramıza dağlar , denizler girerse bizi birbirimize bağlayan bu ip kopacak. O zaman da için için kanlarım akacakmış gibi bir kuruntuya kapılıyorum. Sana gelince... Sen hemen unutursun beni! "
" Yersiz yurtsuz dolaşarak bir sürü günahlar işlemiş olan bu adam şimdi pişmanlık getirmiş , huzur arıyor. Bu huzura kavuşup yaşama yeniden doğabilmek için de bu iyi , temiz , güler yüzlü yabancıya dört elle sarılmak istiyor. Bu uğurda kendini çevresinin yergilerine açık bırakmakta haklı mı , değil mi ? "