"Kendini Sarah'ya siper etmişti ama yeterli olmamıştı. Molozlar ikisini de öldürmüştü. Hâlâ el ele tutuşuyorlardı. Bir daha asla nefes alamayacaklardı. Asla gülemeyecek, tartışmayacak, birlikte yaşlanamayacaklardı."
İnsan hayatında en ağır yük çoğu zaman taşıdığı sorumluluklar de o sorumlulukların ardında kalan boşluktur. Yorgunluk seni yere serer ama ayağa kalkma iradesini bırakır. Tükenmişlik ise ayağa kalksan bile neden kalktığını unutturur.
Bu farkı ayırt etmek, kendimizi tanımamızın, sorunların üzerinden gelmemizin ve kendimize yeniden şefkatle yaklaşmamızın başlangıcıdır.
Yorulduğunu kabul etmek, tükenmiş hissettiğini itiraf etmek, kor kularını dile getirmek... Bunlar insanı küçültmez, bilakis ona daha de rin bir direnç kazandırır. Kırılganlığını saklayan kişi görünürde ayakta durur ama içten içe çatırdar. Kırılganlığını kabul eden kişi ise tıpkı rüzgarda eğilen bir ağaç gibi esner, bükülür ama köklerini toprağa daha sağlam salar.
İnsan ancak kendi incinebilir yanlarını tanıdığında başkasının sev gisine, desteğine, dostluğuna kapı aralayabilir. Aksi takdirde sergilediği sahte sağlamlığın içinde boğulur.
Yeterince derine indiğinde, her şey birbirine bağlı. Zihinlerimiz denizdeki milyonlarca akıntı misali birbirine karışıyor. İç içe geçiyor, birleşiyoruz. Hepimiz farkında olmadan birbirimize akıyoruz. Yalnızca bir benlikten, cinsiyetten, yaştan, milliyetten hatta yalnızca bir türden bile ibaret değiliz. Aramızdaki duvarlar hayali. Bize ait olan düşünceler muhteşem ve eşsiz şeyler ama aynı zamanda süregelen aynı spektrumun içindeler. Sevgi, korku, acı, suçluluk hissi, bağışlayıcılık. Bunlar repertuvardaki standartlar. Kendimize göre yorumlamak zorunda olduğumuz şarkılar. Yalnız olduğumuzu sanmamızın nedeni bu bağlantılara karşı çoğu zaman kör oluşumuz. Ama yaşamak bir yaşam olmaktır. Yaşamın kendisi olmaktır. Yaşam biziz. Sürekli gelişen aynı yaşam. Birbirimize ihtiyacımız var. Buraya birbirimiz için geldik. Yaşamın amacı yaşamaktır. Hayatı bütünüyle yaşamak. Birbirimize iyi bakmak zorundayız. Kendimizi gerçekten derin bir yalnızlık içinde hissettiğimiz an, aramızdaki bu bağlantıyı hatırlamak için bir şeyler yapmamız gereken andır.