Bir Hakikat Yolcusu

Puan vermedi·120 syf.··
2025 72. kitabı
Digital Dedektifler - Kamera Arkası kitabı, çoğumuzun sosyal medyada takip ettiği, Dijital baba olarak bildiğimiz Orhan Toker'in 5 kitaptan oluşan serisinin ilk kitabı. Kitapta çocuklara ve gençlere, sosyal medyada gördükleri birçok olayın aslının arka planda çok daha farklı olabileceği, kötü niyetli bazı kimselerin, insanların iyi niyetini ve merhametini suistimal ederek onları birçok yolla nasıl kandırabilecekleri güzel bir hikaye örgüsü içerisinde aktarılmış. Kitabı oğluma ve arkadaşlarına da okuttuğumda severek okudukları, igilerini çeken bir kitap oldu. Sosyal medya kullanımı ile ilgili farkındalık kazandıran bir konunun böyle eğlenceli bir hikaye ile çocuklara aktarılması gerçekten kıymetli.. 8 ile 14 yaş aralığındaki çocuklara okutulmasi nacizane tavsiyemizdir..
Dijital Dedektifler - Kamera ArkasıOrhan Toker · Acayip Kitaplar yayınları · 2024152 okunma
Reklam
Puan vermedi·120 syf.··
Beğendi
·
2025 71. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 19 Temmuz 2025 17:03
Pendname; Feridüddin Attar’ ın Öğütler Kitabı olarak da çevirebileceğimiz, içerisinde farklı birçok konuda kısa kısa öğütlerden oluşan bir metin.. Sufi Ktab’ın tasavvuf klasikleri serisininde yer alan bu çeviri, gerek kapak tasarımının özelliği, gerekse konularına göre ayrılmış, özetler olarak sunulmuş seçkin içeriği ile kolaylıkla okunabilen hoş bir kitaptı..
PendnâmeFerîdüddin Attâr · Sufi Kitap · 20212,241 okunma
Puan vermedi·78 syf.··
2024 17. kitabı
"Tarafımdan oluşturulmuş bu yorumun tüm hakları kitapyurdu. com'a aittir." Yazarımız Mustafa Kutlu çoğunlukla hikaye ve deneme türünde kitaplar yazan, hikaye türü yazmadığı dönemlerde samimi bir hasretle beklenen bir yazar. 1968 yılında yayınlanan ilk hikayesi ile genç yaşında edebi hayatına adım atan Kutlu, sinemaya uyarlanan hikayeleri ve senaryoları ile de sevilmiş, ve uzun yıllar Türk Edebiyatının önemli isimlerinden biri olmuştur Kitabımız “Selam Olsun” her ne kadar 'Deneme' türünde yer alsa da, yazarın hayatında iz bırakan anılarını bizlere siyah beyaz bir film karesi tadında yudum yudum izleten yazılardan oluşuyor. Yazıların her biri kimini bildiğimiz kimini hiç duymadığımız dostlarından bahsediyor ve öyle anlatıyor ki bazılarını, sayfa aralarına serpiştirilen resimlere tekrar tekrar bakma ihtiyacı hissediyorsunuz. Acaba bu duyguyu, bu içtenliği nasıl veriyor bizim gibi etten kemikten bir insan diye... Misal İsmail Gürcan’ı anlattığı yazısında ilk sayfaya iliştirdiği resme ithafen şöyle diyor yazar; “Yüzüne bakın, Orada bütün bir vatan haritasının dağlarını, ovalarını, denizlerini göreceksiniz. Çöken omuzlara değil şimşekler çakan gözlerine bakın. Bu bir dadaş bakışıdır; kararlılık ile, iman ile, inanç ile bakmaktadır. Baktığı yerin ilerisini, baktığı şeyin içini, baktığı insanın ciğerini bilir. ” “Yüce dağ başından kopup gelen bir türkü gibiydi Nurettin” diye başlıyor ilk yazısına ve Nurettin Albayrak ile ilgili anılar canlanıyor sayfalarda... “Bir Tebessüm” başlığını verdiği yazısında “Zaten bu tebessüm kaç nesil gençlerini devasa saçağı altında toplamış değil midir?” diyor Sıtkı Aras için... “Bu ülkede bugün için Türkçeyi en iyi kullanan iki yazar var. İkisi de Sivas’lı. Biri Ahmet Turan öteki Beşir Ayvazoğlu” diye başlıyor “Beşir Ayvazoğlu” isimli
Selâm OlsunMustafa Kutlu · Dergah Yayınları · 2021557 okunma
9/10
·160 syf.··
2024 37. kitabı
"Tarafımdan oluşturulmuş bu yorumun tüm hakları kitapyurdu. com'a aittir." Babaannem Geri Döndü kitabında, hikayeyi, olayların etrafında döndüğü asıl kahraman olan Çınar adındaki, yaptığı yaramazlıklarla ailesini ve çevresindekileri bezdirmiş olan bir çocuğun ağzından dinliyoruz. Çınar aslında araştırarak öğrenmeyi seven, meraklı, gülüp eğlenmeyi seven ve aynı zamanda çabuk sıkılan, bildiğimiz, etrafımızda sıkça gördüğümüz çocuk karakterinde bir çocuk. Maalesef ki, ailesi de, yoğun çalışma temposu ve hayatın koşturmacasında yorulan ve belki biraz dinlenmek maksadıyla akşamları telefon, TV karşısında vakit harcarken çocuklarını ihmal edebilen, bildiğimiz ve sıkça gördüğümüz bir aile karakteri. Aslında kendi çocukluklarından uzaklaştıkça, normal bir çocuğun nasıl olduğunu unutup, hep söz dinleyen, uslu, çalışkan, sözün özü olgun bir insan davranışı beklemekteler çocuklardan. Hepimizin bazen yaptığı gibi... Nitekim kitabın ilerleyen kısımlarında bunun itirafı da vardır şöyle ki; "Kendi çocukluklarını anlattıkça gördüler ki aslında ben gayet normal bir çocukmuşum." Çınar'ın ve birçok çocuğun yaşadığı bu haksız duruma bir son vermek için ise, hikayenin sevimli kahramanı Hasibe babaanne çıkar meydana ve ortalık karışır. Babaanne’nin gelişiyle birlikte çok zekice planlanmış, hem düşündüren hem güldüren, üzerinden kendimize de paylar çıkarmamız gereken eğlenceli bir hikayeye dönüşür bu macera... Yazarın dili, samimi anlatımı, her evden tanıdık bir manzara gösterebilen kurgusu, küçükleri eğlendirip kıkır kıkır güldürürken, büyüklere verdiği ince mesajlar kitabı çocuk kitabı olmanın yanında büyüklerinde okuması gereken eğlenceli bir serüvene dönüştürüyor. Nitekim Çınar bu güzel hikayede hepimizin yanımızda taşımamız gereken şu anlamlı notu bırakıyor bizlere; "Bir gün
Babaannem Geri DöndüŞermin Yaşar · Taze Kitap · 20212,376 okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2025 20. kitabı
"Tarafımdan oluşturulmuş bu yorumun tüm hakları kitapyurdu. com'a aittir." Dedemin Bakkalı, köyde yaşayan bir kız çocuğu olan Şermin'in gözünden, çocukların büyüklerle iletişiminde ortaya çıkan sorunları, yaşadığı olaylar üzerinden hikayeleştirerek anlattığı bir kitap. Şermin, meraklı, yeni fikirler üretmeyi seven, ticari zekası gelişmiş bir çocuk. Tabi bunda biri köyün tek bakkalı, biri de köy kahvesinin işleticisi olan dedelerinin de rolü vardır muhakkak. Şermin, küçük yaşta sıkça maruz kaldığı "Büyüyünce ne olacaksın?" sorusuyla aklının bulanıp kendisinin de "Sahi ben ne olacağım" diye düşündüğü dönemde tüm seçenekleri inceleyerek "Sıkıcı" oldukları kanısına varır ve bakkal olan dedesini göz önüne alarak çocuk aklıyla en eğlencelisinin bakkal olmak olduğuna karar verir. Ve dedesini de ikna ederek hemen başlar yanında çırak olarak çalışmaya... Yalnız bir sorun vardır: Şermin'in, ticari zekasını da kullanarak köyde eksikliğini gördüğü şeyleri kendi aklıyla tamamlamaya çalışması, biraz ortalığı karıştırır. Aslında o sadece dedesinin işlerini ilerletmek ve insanlara fayda sağlamak ister ama; yenilikçi fikirleri, hasta insanlara şikayetlerine göre taneyle ilaç satmaya kadar ilerleyince olayların rengi değişir. Şermin yaşadığı olaylarda büyüklerle arasında geçen meselelerden çıkardığı dersleri "Çocukların yetişkinlerle iletişimde dikkat etmesi gereken hassas konular" ismini verdiği defterine not almaktadır. Ve bu notlar aslında hepimizin kulağına küpe olması gereken dersler. Bazen düşünmeden yaptığımız davranışlarımızla, bir çocuğun içinde nasıl fırtınalar koparabileceğimize şahit oluyoruz Şebnem’in iç sesine kulak verdiğimizde. Defterine yazdığı 9. maddede şöyle diyor bu iç ses : "Bu yetişkinler böyledir. Sana oyuncak bebek alırlar ama saçını kesemezsin, yüzünü
Dedemin BakkalıŞermin Yaşar · Taze Kitap · 201812,9bin okunma
Reklam