"Bir yer var, biliyorum... anlatamıyorum." İşte öyle bir şeye benziyorsun kalbimde. Biliyorum ta içimdesin ama ne desem eksik anlaşılmaktan korkuyorum. Böyle eğilmişim, su veriyorum bir çiçeğe sen başını göğsüme gömünce... Çiçek dallanıp budaklanıyor, damar damar kök salıyor bedenimde...
Yaprağın incinmesin diyedir yüzümü geri çekmem. Yoksa burnumu dayayıp özüne, çekesim var seni bir bozlağın son nefesi gibi içime...
Ve seni saksıda... yani etten ve kemikten hallice... bitmişte darası kullanılan beş kiloluk yağ tenekesi bedenimde... yani toprağından ayırmadan taşıyorum baktığım her yere... nereye ekiversem de seni güneş göresin, bu kararsız ellerle.. Olmaz diyorum sonra, burası yol kenarı.. gelen geçen görmesin seni.. bir sen bilesin beni, bir de ben seni...
Gün bitipte çekilince eller iline... uzanırım gövdenin serinliğine... güneş belki bir daha doğar üzerimize...