Cadıların bilgi birikimi öyle büyüktü ki “modern tıbbın babası” kabul edilen Paracelsus 1527’de, yazdığı farmakoloji metnini yakmış ve “tüm bildiklerini kadın büyücülerden öğrenmiş olduğunu” itiraf etmişti.
Ne yazık ki yoksul ve eğitimsiz olan cadılar, bizlere bizatihi kendi hikayelerini bırakamadılar. Bütün tarih gibi onun hikayesi de eğitimli elitler tarafından kayda geçirildi ve bu yüzden de bugün cadıyı yalnızca ona zulüm uygulayanların gözünden görebiliyoruz.
Bugünün kadın sağlığı hareketinin kökenleri, Orta Çağ cadı meclislerindedir ve bu hareketin muhalifleri de cadıları tasfiye etmek için acımasızca zor kullananları ataları olarak kabul eder.
Cadı avlarının kalıcı bir etkisi oldu: Kadınlar, bundan sonra daima cadılıkla ilişkilendirildi ve bir kirlenmişlik havası, özellikle ebelerin ve diğer kadın şifacıların çevresini sardı. Kadınların bağımsız şifacılık rollerinden bu kadar erken bir dönemde be yıkıcı bir şekilde dışlanması, sert bir emsal be uyarıydı.