Kentlerde, Tanrı’ya hiç de gerekli olmayan altınlarla, gümüşlerle dolu tapınaklar vardı, oysa tapınakların önlerinde yoksul insanlar, ellerine ne zaman bir bakır para bırakılacağını beklerken titriyorlardı.
“Bence, bir insanın öldüğünü söylerken çok acele ediyoruz. Ölen onun ağzı, dudaklarıdır, söyledikleri insanların yüreklerinde sonsuza dek yaşayacaktır.”