Hayatınızdan sizi sürekli yaralayan insanları çıkardığınızda, önce bir sessizlik kaplar etrafınızı. O sessizlikte, geçmişteki halinizi düşünürsünüz ve ne kadar uzun süre katlandığınıza hayret edersiniz. İçinizde bir tiksinti uyanır, ancak bu tiksinti yavaş yavaş huzura dönüşür.
Herkes benim dilediği şekilde olmamı istiyor. Kalbimi kırdıklarında bozuntuya vermememi, gitmek istedikleri her yere istemesem bile gitmemi kısacası talep ettikleri her şeyi sorgusuz sualsiz anında yerine getirmemi istiyorlar.
Siz istemeye devam edin, ben eski ben değilim artık, egonuzu başka yerde tatmin edin.
Bazı insanlarla neden kavga edip, bazıları ile etmediğimi düşündüm... anlatım şeklim aynı, ifade etme biçimim aynı... demek ki bazısı beni anlamak istemiyor, söylediklerimi önemsemiyor, çünkü beni anlarsa kendini düzeltmek zorunda kalacak, bu da onun işine gelmiyor.
Eleştirdiler, durdum.
İğneleyici sözler ve tehditkar bakışlar savurdular, korktum. Arkamdan fısıldaştılar, güvensiz hissettim.. Yeteri kadar bu gibi durumlarla yıprattım kendimi. Herkes kendi hayatında bildiğini okuyup, mangalda kül bırakmıyorken ne diye başkalarını dizginlemeye, yollarına taş koymaya uğraşıyor anlamıyorum. Hata bende... keşke sizi hiç kaale almasaydım...