Batı'da XVIII. yüzyılın sonuna kadar, evlerde Oda yoktu. Oda kavramı, mahremiyet kavramı ile sıkı ilişkilidir; mahremiyet kavramının ortaya çıkabilmesi için de, helal haram kavram çiftinin var olması gerekli...
Seküler tarih anlayışı, özellikle Batı'da, şu soruları sorabiliyor: Hz. İsa yaşadı mı, yaşamadı mı; yani şüpheleri var... Hz. Musa bir mitoloji mi? Tersine Hz. Peygamber'in hayatı, tümden kaydedilmiş ve tarihsel olarak aktarılmış; bu da, tarihe, merkezi bir yer vermiş.
Sosyal bilimci arkadaşlara söylüyorum: Döneminizin birikimini bilmeden yaratıcı olamazsınız; vahiy gelmiyor çünkü oturup çalışacaksınız; ilham da sezgi de çalışana tahsis edilir, başka birine değil.
Bugün için Türkiye'de yapılması gereken ilk şey, İslam'ı yalnızca bir din olarak değil bir hayat görüşü olarak idrak etmeye başlamaktır. Gerisi kendiliğinden gelir.