Zaten bugün en büyük sorun, bizim kendi tarihi tecrübemizi kendimizin tabir etmemesidir; edememesidir; başkalarının tabirleri bizi başka yollara taşımaktadır.
Bu nedenle ilk iş, özelde kendi tarihi tecrübemizi, genelde külli anlamda insanlık tarihini tabir etme gücünü elimize almak olmalıdır.
Rüya görmeyen tabir edemez; düş görmeyen, düşünemeyen yorumlayamaz.
Anadolu'nun, İstanbul'un tarihi tecrübesini ekip biçmeyenler, Londra'dan, Paris'ten, Berlin'den, Moskova'dan, Washington'dan, Pekin'den, Kahire'den, Tahran'dan, İslamabad'dan, Riyad'dan ithal ettikleri ürünlerin yan etkilerine de katlanacaklar, katlansınlar...
Popüler kültür araçlarıyla insan kendini özgür kılmaz, özünü gürleştiremez; tahkiku'z-zât yapamaz; tersine kişi, bir yandan popüler kültür araçlarıyla kayıtsız hale gelir, yani kendini insan kılan mukavvim unsurlardan kurtulur; bir yandan da kendini eşya ile kayıtlar; bu da zatını tahrip eder; sonuç esfel-i safilin olmaktır; eşref-i mahlukîn olmak değil...