Hayatta kendimden en büyük beklentim kendi kendimi algılamak ve içsel dilimi kullanabilmek.
Çünkü bu bana yetiyor ve orada o yalnızlığımla çok mutluyum.
O yılları birlikte yaşadık, kucak kucağa, hiç bırakmadı beni, sımsıcaktı. O anda hissetmiştim bir daha ayrılamayacağımı ve ayrılamadım. Sancılarım yeni oluşan kavramlarımla daha da arttı.
Bir an hiç bitmeyecek sandım.
Yaşamımız boyunca bizde izler bırakan bir aile içinde dünyaya geliriz. Ve bu izlerin ruhsal yaşamamızın varlığını, oluşumunu yapılandırdığı engellenemez bir hakikat.
Ancak biz bu izlerin varlığının farkına bile varamayıp kendimize aitmiş gibi yaşar gideriz.