Kaldı ki bu “Batı” terimi bile başlı başına problemliydi: Nerenin batısı? Dünya yuvarlaktı ve her yer başka bir yerin batısında kalabilirdi; Avrupa’yı merkeze alıp Amerika’ya “Batı,” İran’a “Ortadoğu” diyorduk.
Dil denen şey, icat edildi tabiki. İlk bebek, anasının karnından Farsça, Arapça, İngilizce yada başka bir konuşarak doğmadı. İcat ettik onu, biri kendine Iraklı öteki de İranlı desin de sonra birbirlerini öldürsünler diye icat ettik dili.
... hala dümdüz ileri koşmaya devam ediyordu, bacakları bulanık bile görünmüyordu artık, araba reklamlarında tam hız gidiyor olsa bile sabit görünen jantlar misali iki düz çizgi gibiydi…