Hakikaten bir metinle baş başa kalmak, meram anlatmanın zorluğuyla karşılaşmak ya da derdi maişet dediklerinin, bir insana etraflıca anlatılmasının zorluğu nedeniyle, anlayışa, fıkha muhtaç olma arzusundan mı kim bilir; belki en sarih şekilde, herhangi biri tarafından, gündelik hayatın sığ ilişkilerini aşarak, daha fazla anlaşılma ihtimali ya da eski zamanlarda, başka başka işlere nazaran çok küçük bir kafa işçiliği gibi gözüken ancak pahada ağır yazmak eyleminin, döneminin belki küçük adamlarının ,hiç ulaşmayı ummadıkları kadar üne sahip olması nedeniyle mi yazıyorum; hayır! Bugün insanların en çok değer verdiği, uğruna bütün değerleri ayakları altına aldıkları şeyle değiş tokuş ederek, anlaşıldığımı bir an için anladığımda, burnumun direğini sızlatan bu naçiz savaşımda, kan revan içinde kalmışçasına, çoklarının umudunu kestiği çorağa, bir umut ekerek ruhumu azat etmek için...