OguzHKilic

OguzHKilic
@Ogu_
Hakikaten bir metinle baş başa kalmak, meram anlatmanın zorluğuyla karşılaşmak ya da derdi maişet dediklerinin, bir insana etraflıca anlatılmasının zorluğu nedeniyle, anlayışa, fıkha muhtaç olma arzusundan mı kim bilir; belki en sarih şekilde, herhangi biri tarafından, gündelik hayatın sığ ilişkilerini aşarak, daha fazla anlaşılma ihtimali ya da eski zamanlarda, başka başka işlere nazaran çok küçük bir kafa işçiliği gibi gözüken ancak pahada ağır yazmak eyleminin, döneminin belki küçük adamlarının ,hiç ulaşmayı ummadıkları kadar üne sahip olması nedeniyle mi yazıyorum; hayır! Bugün insanların en çok değer verdiği, uğruna bütün değerleri ayakları altına aldıkları şeyle değiş tokuş ederek, anlaşıldığımı bir an için anladığımda, burnumun direğini sızlatan bu naçiz savaşımda, kan revan içinde kalmışçasına, çoklarının umudunu kestiği çorağa, bir umut ekerek ruhumu azat etmek için...
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Çok Abartıyorum Çok
Ummadığım anlarda söylenen sözler aklıma kazınır Kimisi çıkan hırgür neyse bitap düşer meram anlatmaktan Kimseler yokken daha büyük bir gürültüyle uğraşırım İnsanı kırmaktansa şiir yazarken kalemi kırar bazen çay demliğine haykırırım. Şiir bir kavgadır.
Defalarca ölmenin varlığından haber verenler Edebiyat ehli sanatçılar var olun Bilmeseydim sizlerin defalarca öldüğünü Yaşayamayacağım hissinin altından kalkamazdım
Yaşamım boyunca kimsenin bana hatırlatmadığı bir yanım sesleniyor bana uzun süredir. Ailemden, arkadaşlarımdan, kültürümden herkesden bir çeşit kavgayla paydaşi olmadığım bir düşünce nedeniyle bir bahaneyle uzaklaştım. Kendimi yapmaya başladığım her şeyi bırakmış olarak buldum. Artık kavga edeceğim ve tartışacağım kimse yok. Bir sürahi, cam kase, diorama fanusum ve odamın kapısının bir kısmı kırıldı ve çayi ateşte unuttuğum için demlik yandı.. Etrafımda bulunan kalabalığı sustursam ve epeyce yalnız kalsamda yine düşüncelerim arasında beni varlığımla hemhal kılan sesi duymakta ya da bulmakta zorlanıyordum.
Yaptığım her ne olursa ölçüyü kaçırıyor düşünmeye başladığımda ise oradan kendime sanrı ve hastalıklı bir çok inanç çıkarıyordum. Bu düşünceleri derli toplu hale getiremez isem korkarım kendim de darmadağın bir şekilde hayatıma devam edecektim. Hiçbir zaman düşüncelerimin ortaya çıkarttığı duyguları bu denli hür ve katışıksız hissetme şansım olmamıştı. Bunların üzerimde bıraktığı tesir aynada yüzüme sanki bir yaşanmışlık gibi yansıyordu. Bu hâl onca yazarın ve hatta en mukaddes addettiğimiz peygamberin dahi Hira'da bir başına vahye mazhar olmasına benzer ancak müthiş beşeri bir çaba olmaktan ileri geliyordu. Yaşamın üzerine düşünülmesi gereken bir şey olduğunu daha iyi anlıyordum ancak çok çetrefilli ve cesaret isteyen bir yoldu.