Oğuzhan

“Bazı kelimeler lazımdı Cumhur’a: muhatabına tesir edecek kelimeler... Anlattıklarına Fransız kalındığını sanıyordu çünkü. Harcadığı yılların tazminatı saydığı tecrübesi, öyle söylüyordu. Tabii bir de... Madame Specialiste'in bakışları etkiliydi, bu kanaate varmasında... O yüzden çevirdi yüzünü: Kar beyazı duvarda oynaşan yaprakları seyrederek, yaklaşık yirmi beş dakika süren görüşmeyi, muhakeme etmeye koyuldu. youtube.com/shorts/Z2oQEKcL...
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
-Bir- “Kesif badana kokusu etrafı sarmıştı. Cumhur; mağdur ağacın esirgemediği gölgesi sayesinde, bir nebzecik ferahlamış odada, dışarıya sırtı dönük oturuyordu. Duruşu; Auguste Rodin elinden çıkmış heykeli mi anımsatıyordu... yoksa Veresiye Veren-Peşin Satan karikatürünün, sol tarafında tasvir edilmiş esnafı mı?.. Karar veremedim... Neyse... Zaten ömrühayatında hiç, nevi şahsına münhasır olamadı. Toplama bilgisayar misali, bütün huylarını başkalarından edindi. Özetlersek; Karadeniz’de gemileri batmış gibi kara kara düşünüyordu, huyu batasıca...
BU YANLIŞLIKTA BİR $ VAR Sene-i sâbıkada peydahlanan yangın, Cümle akrabasını telef etmişti asırlık incir ağacının. Fakat o, gene de payidar idi: Kubbe-i Galata misali. Mazlumun hemcivâr-ı cedîdi darüşşifa, Fırından az evvel çıkmış ekmek gibi tütüyordu âdeta. Mermer pervazları Michelangelo eserlerini andıran şu muhteşem mimarinin, Martı abdesthanesine evrilmiş sathıyla revzenlerinin ..! İtibardan anlamıyordu zikredilen mahluklar. Hacet görecek yer mi kalmadı, Ey ahm'aklar? Ayrıca, ne arıyordu kuşlar hâlâ cihanda; Gece gündüz demeden semahtaydılar semada. Esasen daha neler, neler döner dünyada: Usul us’ul bahsedeceğim üzere yazımda. Müsaadenizle, kurdeleyi kesmeden son bi' dokundurma: Temmuzun kavurucu eyyâm-ı bâhûrunda, Acaba buharlaşır mı, havuzdan medya da?