To build from matter is sublimely great,
But only gods and poets can create...
[Maddeden (bir şeyler) yaratmak, yalnızca Tanrıların ve şairlerin yapabildiği son derece muhteşem bir şeydir.]
1000k kullanıcıları içerisinde bu kitabın okunmamış ve oylanmamış olması beni gerçekten üzdü. Acaba 1000k kullanıcılarına mı hitap etmiyor, yoksa ülkemizde bu kitap okunmuyor mu? Bu iki soru arasında gidip geliyorum ancak ne yazık ki -sanıyorum- iki durumda da okunmuyor.
Ülkemizde insanların özgürlük mücadelelerinden uzak durmasını, özgürlük arayışı içinde bulunmamasını, büyük oranda burjuvazi kesiminin neyin gerçek neyin yanılsama; neyin ideal, neyin taklit -mimesis- olduğunu kavrayamamasına bağlıyorum.
Mitolojiden ve dinin doğup gelişerek dogmalaşmasından örnekler sunarak, kabile toplumlarından modern toplumlara sanatın, şiirin ve şairin evriminin, gerçekçi temellendirmelere dayandıralarak anlatıldığı bu kitapta bolca, Machiavellist rönesans prensliklerinin 15. yy İngiliz edebiyatında Shakespeare'a etkilerine ve James Joyce'a başvuru yapılıyor.
Zamanımızın en büyük kitaplarından biri olan bu kitabı okumak hiç kolay değildir -belki de 1000k okurlarının dikkatini bu yüzden çekmedi. Bu kitap üzerinde çalışılacak, açıklanacak, tekrar tekrar dönülecek; tekrar tekrar dönülse dahi her defasında taze bilgilerin bulunacağı bir kitaptır. Benim için de okuması hiç kolay olmadı. Her paragrafın içeriği altı çizilecek değerde ve ben her bir sayfa üzerinde ortalama 15-20 dakika harcadım.
Sonuç olarak (zahmet edip incelememi okuyan) değerli okur, Türkiye'de orta sınıfı temsil eden bir birey olarak bu kitabın cümlelerinden çıkaracağın umut, durumu berbat olan proterlayanın tek çıkar yoludur. Lütfen bu kitabı oku, iyi etüd et. Neyin gerçek neyin yanılsama ve algı bozukluğu olduğunu tespit et.