"Ey oğul; bağı çöz, özgür ol! Ne zamana kadar altın ve gümüşün esiri olacaksın? Denizi bir testiye döksen ne alır? Ancak bir günlük kısmetini. Haris* lerin göz testisi dolmadı.
Sedef, kanaatkar olduğundan inci ile doldu.
Hırs kulağa bir şey duyurmaz, kin gözü kapatır, adama bir şey anlatmaz. İste ama, ölçülü iste;
bir otun, bir dağı çekmeye kudreti yoktur."
*Aç gözlü,hırslı
Ey dostlar! Gönül, eminliktir, huzur yeridir. Pınar ve gül bahçeleri içinde gül bahçeleri vardır.
Mala, mevkiye aşık olan gönül, ya bu toprağa zebundur, ya kara suya! Topraktan yaratılan beden kabadır, karadır; ama cila kabul eder, onu cilala! Topraktan biten güller, mahvolur gider. Gönülde biten güller ise kalıcıdır ve
ne hoştur!
Güzellik baktığın şeyde değil, bakışında olmalı. Yüz gözünün gördüğü değil, gönül gözüyle gördüğündür güzel olan. Camdaki kir ve lekeye takılan, camın ötesini göremez.
"Okyanusun müziği; sadece dalgaların kıyıya çarpması değil, aynı zamanda kıyısızlığın da sesidir."
"Başakları büyüten yağmurdur, gök gürültüsü değil. Sesini değil mânâyı yükselt."
Bütün evren birbirine sevgiyle bağlanmıştır.
Sevgiyi paylaşmasını öğren, çünkü gönlün anlasın ki, hepsine de yer varmış. Sevgisiz insandan kork. Musa da senin içindedir, Firavun da. Bu iki hasmı da kendinde ara.