Lisânı ağızda olanı değil, lisânı gönülde olanlara yâr et bizi. Tebessümü simâsında olanı değil, tebessümü gönülde olanlara kat bizi. Aşkı tende sananı değil, aşkı ruhunda can bilenlere arat bizi...
"Dayan gönlüm! Bîçâre değilsin Yaradan sana yâr. Kimsesiz değilsin, yanında "Kimsesizler kimsesi" var!. Biliyorum! Sığmazsın hiçbir yere bu sevdayla, dünya sana dar! Ama dayan gönlüm! Dayan ki her gecenin mutlaka bir sabahı var."
"Susmak sessiz kalmak değil dışarıya karşı sağır olmak da değil. Biz aleme gürültü için geldik. Bu gürültü kulağın değil yüreğin kıyameti olmalı. O halde kıymet bilmezlerden seni anlamalarını bekleme."
"Sen yine sükutu giyin!.. Dilersen hiç konuşma.
Ben kelamlarımı çürüttüm yolunda, çarpsa da bir tokat yüzüme, her harfi yoluna heceledim!..
Ve bilesin üstüne aşkı giydirdiğim bu yüreğe,
ben söz verdim; hiçbir harfi, sensiz bir cümleye kurban etmedim."
"Yan!" diyorum içime! Sadece sen yan!
Ve "dayan" diyorum gönlüme!
Herkes mutlu olsun! Sen dayan!
Aşk dediğin ya Allah' tan gelmeli...ya Allah için olmalı..ya da Allah' a ulaştırmalı; yoksa yerle bir olmalı...