Bir şehri gezmek emek ister. Okuyacaksınız, harita bakacaksınız, notlar alacaksınız, fotoğraf çekeceksiniz ve defter tutacaksınız.
Bir yeri ilk ziyaret; harita notlar ve fotoğraflarla dolu olmalıdır. Üstelik eğer burası çok dikkatinizi çeken bir yerse, bir daha gitmeye gayret etmelisiniz. Çünkü muhakkak kendinize göre yeni keşiflerini olacaktır. Oradaki canlı yaşamın ayırdına varmalısınız. Bir yere ilk defa gitseniz de, orayı beşinci defa ziyaret etseniz de yapmanız gereken bir şey var: Şehre karışmak. Her yere gideceksiniz, her yere. Pazara da sokaklara da uğrayacak, insanların arasına karışacaksınız. En önemlisi yürüyeceksiniz. Öyle “Taksiden indim otele gittim,” yok; yürüyeceksiniz.
Farklı insanları arayıp bulun, dünyanız değişsin.
Beyninize yeni bir kapı açacak, size bir değer katacak insanla bir araya geldiğinizde bir şey öğrenirsiniz; bir şey düşünürsünüz; yeni bir yere bakmaya başlarsınız.
Tavsiyeleri işe değil, kişiye bakan insanlardan almalısınız. Bu tipte insanlar sizin kim olduğunuza, nasıl nir birikimle geldiğinize, neye ihtiyaç duyduğunuza bakar. Yoksa ezbere tavsiye vermek çok kolaydır.