Mesud cananoglu

Mesud cananoglu
@Oku_ki_bilesin
15 okur puanı
Şubat 2021 tarihinde katıldı
Pastaneden de çağırma Postaneden de çağırma Hastaneden de çağırma Kan veremem artık sana
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Müjganı görmüşler dün akşam üstü Karalar giyinmiş belli ki dertli Beni sormuşlar tutulmuş dili Müjgan sigaraya başladı diyorlar Gülmedi ondan sonra ne bahtım ne yüzüm Gün gün sarardım dalımdan düştüm Nereye baktıysam hep onu gördüm Açtığı yaralar kapanmıyor demiş Demedim mi sana akıl ermez Aşk'a Sonradan vurur hep dilinden keşke Beni merak edip de kendini yorma Hoş olsun gönlün yar dediğinle Bilirsin Müjgan gönlüm senindir Kavuşmak olmasa da hasret bizimdir Tuttuğun bardakta Çayın benimdir Başında ki duman kurban olayım Yaktığın ateşlere hayran olayım... Fatih Buhara Benzek
Her nefes, son nefesin provası. Dur, düşün: Hayatın ne kadar değerli?
Filistin meselesi bizim meselemizdir...
"Gush Emunime göre sadece Suriye ve Türkiye'yi ele geçirmekle kalmamalı, çocuklarımızın kanıyla, tüm dünyanın bekçisi haline gelmeliyiz...
"Her gün yeni bir işkence ortaya çıkıyordu." Birçoklarının cinsel organlarına, ellerine, ayak tabanlarına demir sopalarla vuruluyor-du. Bir tanesinin dört parmağı kırılmıştı. Bu adam ayaklarından asılmıştı ve "onu bir kum torbası olarak kullanmışlardı." Mahkümlar su için yalvardıklarında, ellerine özgürleştiriciler tarafından imal edilmiş çiş dolu bardaklar veriliyordu. Bir gün, yakın köylerden bi-rindeki bir spor stadyumuna götürülmüşler, burada köy sakinleri mahkûmlara şişeler ve başka nesneler atmıştı. Mahkûmlar sopa-larla dövülerek koşmaya zorlanmıştı. Bir seferinde tam bir hafta boyunca, çoğunlukla elleri kafalarında olacak şekilde oturmaya zorlanmışlardı. En kötü zamanlar, Cuma ve Cumartesi günleriydi. Gardiyanlar bu günlerde Şabatı içki içerek kutluyor, "nefret dolu kahkahalar eşliğinde" verilen özel cezalar için bazı mahkûmları se çiyordu.
Sayfa 302·Kitabı okudu