OkurGezer

Beyaz Yakanın Dört Mevsimi - Eren Gülsever
Mesela beni Ikea hikayesi çok etkiledi .Ikea İsveç te 1960 lı yıllarda kurulmuş büyük bir dünya devi .Ben de çok seviyorum ,tarzıma çok yakın. Evimin nerdeyse herşeyi Ikea dan .Biliyorsunuz onların sistemi demonte mobilyalar .Kendin alıp evde kendin monte edersen çok ucuza geliyor .Mağazaya gittiginde insanlar pesinde dolaşmıyor satış yapmak için .1970 lerde Japonyada mağaza açıyor. Ama orda iş yapamıyor. Çünkü Japonların evleri küçük. Ikea mobilyaları ise kocaman. Ayrıca Japonlara monte etmek falan saçma geliyor .Onlar hizmet bekliyor .Ve mağaza kapanıyor . Yani herkese aynı muameleyi yapamazsın.Iş hayati da tam da böyle bence ..
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!

OkurGezer

, bir kitap okudu
Puan vermedi·240 syf.·
2026 170. kitabı
Eren Gülsever
9/10 · 4 okunma
Atlasın Kızları - Oya Mumcuoğlu
Atlasın Kızları isimli kitapta bu keşiflere çıkan kadınların bir kısmı; onların yaşadıkları zorluklar, heyecanlar, üzüntüler ve ülkelerine katkıları yer alıyor. Mesela Catalina De Erauso (İspanyol kaşif) erkek kıyafetleri giyerek diyar diyar gezerken; Jeanne Baret ( Fransız Botanikçi ve Kaşif) eşiyle birlikte büyük bir araştırma gemisinde (ki Fransız ticaret gemilerinde bir kadının bulunması yasaklanmıştır) erkek kılığına girerek bitki türlerine dair keşifler yaparlar. Kimi kadın kaşifler eşinin veya ailesinin zengin olmasından dolayı gezilerini maddi olarak zorlanmadan yaparken kimi de keşif gezilerinden sonra yaşadıklarını anlatan kitaplar yazarak veya kendilerine uygun işler bularak seyahatlerine ara vererek yolculuk yapmışlardır.
Meğersem Güneş Hep Balçıkla Sıvanırmış- Recep Çiftçi
Kitap boyunca anladım ki, dış dünyada şikayet ettiğim veya beni öfkelendiren ne varsa, aslında kendi içimde bastırdığım duyguların dışarıya vuran birer aynasıymış. Üstelik yazar sadece teoride de bırakmamış; son bölümde Felak, Nas ve İhlas surelerini gündelik hayatımın pratik alanına indirmemi sağladı. Bu sureleri ezbere okuyup geçmek yerine; gün içindeki korkularıma, zihinsel takıntılarıma ve içsel boşluklarıma birer merhem olarak nasıl konumlandıracağımı adım adım gösterdi. Tevrat, İncil ve kadim felsefelerle de bağ kurarak, yansıyan ışıklar farklı olsa da kaynağın tek olduğunu ve zihnimi sakinleştirdiğimde kendi içimdeki huzura ulaşacağımı çok naif anlattı.