İnsan bir ay boyunca arabasında yaşayınca hayattaki bazı küçük şeylerin önemini fark ediyordu; tuvalet, lavabo, uyurken bacakları uzatabilmek gibi. En çok da sonuncusunu özlüyordum.
Türk Ata yurduna ve Türk’ün bağımsızlığına saldıranlar kimler olursa olsun, onlara bütün ulusça silâhlı olarak karşı çıkmak ve onlarla savaşmak gerekiyordu.
Oysa, Türk’ün onuru, kendine güveni ve yetenekleri çok yüksek ve büyüktür. Böyle bir ulus, tutsak yaşamaktansa yok olsun, daha iyidir.
Öyleyse, ya bağımsızlık ya ölüm!