Okuyan Seda

Görünmez duvarlar ve görünmez zincirler
Aslında modern hayat, bir ezen-ezilenler ya da efendi-köle ilişkilerinin bir toplamıdır. Önce sistem devlet tarafından eziliyor, modern bir köle durumuna düşürülüyor. Okulda, fabrikada, iş yerinde patronun, otoritenin, gücün karşısında köle oluyoruz, sonra askerde komutanın karşısında bu durum devam ediyor. Kısacık zavallı hayatlarımız ise, köleliğimizin, ezilmişlerimizin bir manzumesi olmaktan ileri gidemiyor. Tek kaçış noktamız ise kendi gerçekliğimizi görmemekten ibaret. Her yanımız görünmez duvarlar ve görünmez zincirlerle kuşatılmış durumda. Duvarımız biraz geniş, zincirimiz biraz uzun olduğunda mutlu oluyoruz ama sanki özgürmüşüz ve bütün bu ilişkilerden bağımsızmışız gibi kendimizi kandırıyoruz, pişmanlıklarla dolu hayatımızın sonuna dek. En kötüsü ise, her çeşit otoritenin, iktidarın gönüllü kölesi olmak. Hayatta daha değersiz ve beş para etmez hiçbir şey yoktur. Dostoyevski
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
MÖ 239 yılından kadim bilgiler…
“Genel bir prensip olarak, bir düşman ordusu geldiyse, kâr peşinde demektir. Gelirlerse ve karşılarında tam aksine ölüm ihtimalini bulurlarsa, yapılacak en kârlı şeyin kaçmak olduğunu düşüneceklerdir. Bütün düşmanlar en kârlı şeyin kaçmak olduğunu düşünürse, kılıçlar hiç çarpışmayacaktır. Askeri meselelerin en temel noktası budur.” The Annals of Lü Buwei 8/5.4.
Uyum sağla ya da ortadan kaybol, şimdi ve daima olduğu gibi H.G.Wells
Alice: hangi yoldan gideyim? Tavşan: nereye gittiğini bilmiyorsan hangi yoldan gittiğinin bir önemi yok!
Hangi limana gideceğini bilmeyene hiçbir rüzgâr yardımcı olmaz. Seneca