Sevdiğin birini kaybetmek kelimelerle tam anlatılamayan bir sarsıntıdır. İçinde bir şey kırılır ama sesi dışarıya çıkmaz. Nefes alırsın ama ciğerine dolmaz. Zaman akar ama sen içinde hep aynı yerde takılı kalırsın o son bakışta, o son sözde, o son sarılışta. Bir yandan boşluk gibi, içinden bir parça sökülüp alınmış gibi hissedersin. Geriye sadece anılar kalır ve keşke diyebileceğin binlerce cümle. Bazen sessizce ağlarsın kimseye belli etmeden. Bazen gülersin ama içinde fırtına kopar. Çünkü birini sevmek, onunla bir ömür boyu hayal kurmaktır. Ve onu kaybetmek, o hayallerin birer birer avuçlarından kayıp gitmesidir. Sevdiğini kaybetmek bir eksiklik değil, bir yarım kalmışlıktır aslında.