Ama içinde yaşadığımız dünyayı hiçbirimiz gerçek anlamda görme yetisine sahip değiliz. Kendi sıradanlığı ile aşırılığı arasındaki çelişkiyi işgal eden bu dünyayı yalnızca göz ucuyla bir görüyor sonra uzun bir müddet, belki de bir daha asla görmüyoruz. Dehşete düşüren bir imge ya da konuşulamaz bir şeyi dile getiren bir ses olsun, şahit olunan şeyi unutmak şaşırtıcı derecede kolaydır, dünyada var olmak için unutmalıyız ve unutuyoruz da, biliyor ama bilmiyor gibi yaşıyoruz.