Arap alfabesini latin harfleriyle yazarak Türkçe olarak sunulanların aksine gerçekten Türkçe'ye en yakın olan çeviriydi. Birçok yerde gerekli açıklamalar ile bilinen hatalı çeviriler düzeltiliyordu. Genel olarak okuduğunuzda çoğunluğunu anlayabileceğiniz bir çeviriydi.
Sonlarına kadar hoş ve samimi ilerlese de son bölümü pek sevemedim. Daha pozitif bitmesini tercih ederdim. Çizimleri ve anlatımı ile güzel bir kitaptı.
Satrancın önde gelen isimlerden biri olan Bobby Fischer'ın yazmış olması güzel olsa da kitap bana beklediğim kadar bilgi katmadı. Fakat satrancı pek bilmeyenler için epey öğretici bir kitap olacaktır.
Ayrıca içerikte o kadar fazla görsel ve yazım hatası vardı ki bir süre sonra hatasız yerleri de anlayamayınca 'hata var' deyip geçmeme sebep oldu.
Bir sürü karakterin ve anlaşılmayan konuşmaların artması ile sıkılarak boş boş okudum. Sonlara doğru da kitabın başka bir serinin uzantısı olduğunu fark etmem çok güzel oldu fdghf.
Çizimleri fena değildi. O kadar sıktı ki asıl seriye başlamayı düşünmüyorum.
Okuduğum kitapta; Bir Açlık Sanatçısı, Bir Küçük Kadın ve Şarkıcı Josephine ve Fare Halkı hikayeleri vardı.
Kitabı okumadan önce pek incelemediğim için sadece Açlık Sanatçısını bekliyordum. Farklı ve güzel bir hikayeydi, daha uzun olmasını isterdim.
Bir Küçük Kadın hikayesini okurken pek anlayamadım açıkçası. Yeterince odaklanarak okuyamadım.
Şarkıcı Josephine ise yine güzeldi.