Olgun Akbaba

Olgun Akbaba
@OlgunAkbaba
.... Haram kaidelerine riayet etmek adına içimi bastırıyordum. Herkese merhabalar. 23 yaşında yüksek lisans yapan bir genç kızım. Öncelikle yaşadığım süreçten bahsetmek istiyorum. Ben küçükken annem ve babam ayrıldı. Anne tarafım daha muhafazakârdır hatta içlerinde ‘sohbet grupları’ adı altında bazı topluluklarda yer alanlar da var. Baba tarafım ise tam tersi inançlı ancak dini gereklilikleri yerine getirmeyen, alkol kullanımı, kıyafet tarzı gibi etmenlerle İslam’a göre yaşamayan tamamen bağımsız insanlardır. Ben liseyi çok hür ve güzel okudum. Başarılıydım. Kendimce güzel diyebileceğim biriyim. Çok fazla arkadaş ortamım vardı. Özgüvenliydim. Üniversiteyi ailemin yanında anneanne ve dede ile okumaya başlayınca bir arayışa girdim. Eski ortamlarımdan uzaklaşmış, içe kapanmıştım. Bu noktada tesettüre girmenin ve namaz kılmanın beni rabbime yaklaştıracağını, kabul göreceğimi, kendime bir kimlik oluşturacağımı düşündüm. Annem tesettürlüydü ancak hiçbir zaman baskı yapan biri değildi. Sadece “Ah, başörtüsü taksanız ne güzel olursunuz, açık giyinmeyin” tarzında ikazlarla altyapı işlemişti. Üniversite 1. sınıfta tesettüre girdim ve hâlâ öyleyim. Ancak son 1 senedir kendimi sorgular hale geldim. Dışarı çıkarken bir role bürünüyor, insanlara takvalı imajı sergiliyorum gibi geliyor. Ancak içten içe bunları önemsememeye başladığımı çok net hissettim. Kendime örtülü bir kimlik yaratmıştım ve asıl ben’i dışarı yansıtmıyordum. Lise döneminde bile özgüvenli, ayakları yere basan bir insanken uzun bir süre kendime küstüm. Erkeklere yaklaşmıyordum, ‘haram’ kaidelerine riayet etmek adına içimi bastırıyordum. Şu zamanlarda içimdeki tesettürü bırakma arzusu oldukça sivrilmeye ve netleşmeye başladı. İçten kabullenemediğim bir olguyu neden dışa yansıtıyorum diye düşünüyorum. Okuyan-yazan
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
.... Ben de muhafazakâr bir ailenin kızıyım. 16 yaşındayım. Daha 12 yaşındayken kapanmak zorunda kaldım. İstemedim ama bunu aileme söyleyemedim, korktum. Onun öncesinde ise çok küçüklüğümden beri bazen ailemin isteği ile dışarıda kapanırdım. Nedenini tahmin edersiniz… 5-6 yaşlarında bile uzun kollu giyinmeme dikkat edilirdi. Dışarı çıkmak, gezmek, tozmak, eğlenmek gibi şeyler bana çok uzak, bunları sadece erkek kardeşlerim yapabilir. Olsun, zaten artık istemiyorum, pes ettim. Çok küçük yaşlarda Kur’an kurslarına gönderildim, hafız olmaya zorlandım. Olmadım. İstemedim. Yıllar geçmesine rağmen hâlâ bunun için zorluyorlar. Her gün bıkmadan namaz kılmaya zorlarlar, kılmadığımı öğrenince de kavga, kıyamet… Bunlar hikâyemin sadece bir kısmı. Asıl sorun babamın bütün kadınların hatta benim bile kocasına, babasına, kısacası erkek olanlara itaat etmeleri gerektiğini, kendilerinin sadece kötülük getirdiğini düşünmesi… Bunu her zaman hatırlatır, bana kendimi değersiz hissettirir. Erkeklerin üstün olduğunu söyleyip benimle alay eder. Bugüne kadar hiç fiziksel şiddet görmememin sebebi ona asla karşı gelmemem. Çünkü bir hayalim var, doktor olmak. Üniversiteye sorunsuz bir şekilde girip bitirdikten sonra bu insanlardan, bu hayattan kurtulup istediğim o hayatı yaşamak. Sakin, huzurlu ve sırf erkek olmadığım için kendimi değersiz hissetmeyeceğim o hayat. Çocukluğumdan beri hep sustum ama az kaldı, ben de konuşacağım.