Gençlikte kalp ağrıları, yaşlılıkta beden ağrıları derken hayatı eritip gidiyoruz. "yok mu başkaca bir yolu?" diyorsanız, şikayet etmeyi bırakıp hayatı varoluşuyla kabul etmek diyebilirim. öyleyse gidecekmiş gibi yaşayalım bu hayatı. hiç bitmeyecekmiş gibi değil. dünyayı kalbimizi almadan... mesela sevdiklerimize küs kalmadan, yüzümüzü asmadan, bu kadar telaş yapmadan... olmaz mı?