Yabancı gelmiyordu, bir hatıramı taşıyormuş, benim sırtımdaki bir yükü almışta konuşuyormuş gibi, daha önce hiç görmemiştim, ama içimde büyümüş bir hali vardı.
Kafasının içinde binlerce kelime sağa sola saçılmış, bir düzenleri yoktu , hagisini nerde kuracağını bilmiyordu, özellikle bana karşı, müneccim değildim, ama onu derinden hissediyorum artık.
Düşünülerek yapılmış bir davranış değildi, hayatın verdiği bir refleks olsa gerek, bu tepkiler gereksiz geliyordu, en azından gözleri bunu anlatıyordu.