Seni her zaman diğerlerinden daha çok seven ama Senin hiçbir zaman tanımadığın, Seni hep bekleyen ama Senin hiçbir zaman çağırmadığın bana ait bu miras. Belki de, belki de o zaman çağıracaksın beni ve ben de ilk defa Sana karşı sadakatsiz olacağım çünkü ölmüş olduğumdan Seni artık duymayacağım:
Sana hiçbir resim ve hiçbir işaret bırakmıyorum, tıpkı Senin bana hiçbir şey bırakmadığın gibi; beni asla, hiçbir zaman tanımayacaksın. Bu, benim hayattaki kaderimdi; öldükten sonra da böyle olmaya devam etsin. Son saatlerimde Seni çağırmak istemiyorum, Sen adımı ve çehremi bilmeden ben buradan ayrılıyorum. İçim rahat ölüyorum çünkü uzaktan, öldüğümü hissetmezsin. Ölmem canını acıtacak olsaydı eğer, o zaman ölemezdim.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ama ben, Seni suçlamıyorum; sadece Tanrıyı, çektiğim bu acıyı bu kadar anlamsız hâle getiren Tanrıyı suçluyorum. Sana yemin ederim ki Seni suçlamıyorum; kızgınlıktan dolayı asla Sana isyan etmemiştim ben. Karnımın sancıdan kıvrandığı, bedenimin tıp öğrencilerinin delici bakışları altında utançtan yandığı saatlerde bile Tanrının önünde suçlamamıştım Seni; yaşadığımız o gecelerden dolayı hiç pişmanlık duymamış, Sana olan aşkımı hiç azarlamamıştım; ben, Seni hep sevmiş ve benimle karşılaştığın anı hep kutsamıştım. Bir kez daha cehennemden farksız bu saatleri yaşamak zorunda kalsaydım ve beni neyin beklediğini önceden bilseydin de yapmış olduğum her şeyi tekrar yapardım Sevgilim, bir kez daha ve binlerce kez daha!
Karanlıkta gözümü açıp Seni yanımda hissettigimde yıldızların üzerimde olmadığına şaşırmıştım, kendimi o kadar gökyüzündeymişim gibi hissediyordum ki hayır, hiçbir zaman pişman olmadım Sevgilim.
Ben, Seninle karşılaşmak istiyordum, Seni aramak, özlemle geçmiş bütün o yıllar sonra Senin tarafından tanınmak istiyordum. Ben, Senin tarafından önemsenmek, Senin tarafından sevilmek istiyordum. Ama Sen, kar fırtınasında, insanın yüzünü kesen o sert Viyana rüzgârında bile her akşam sokağında durduğum halde beni uzun zaman boyunca fark etmemiştin.
Yalnızca Seni bir kere daha görmek, yalnızca Seninle bir kere daha karşılaşmak... Tek arzum buydu, uzaktan bir bakışla da olsa yüzünü tekrardan sarmalayabilmek.