Olanakların tamamı sizi tüketen, anlamınızdan uzaklaştıran ve geride tereddüt yaratan gerçeklerle çevrelendiğinde yaşamak dediğimiz şey kendi belirgin gerçeğinden sıyrılmaya başlar. sonrasında durum sizi kötüleştiren gerçeklerin anlamıyla kendi aranızda kurduğunuz bağın tükenmesiyle sonlanır. bizi başka şeylere sürükleyen temel duygunun oluşması tam olarak bu noktada başlar. kurtuluş, yenilik ya da güç adına ne dersek diyelim yeni baştan oluşan bir gerçeğimizin olduğuna inanırız. temel dinamik akışın sürmesiyle ilgilidir. bir şeyler sürüyorsa, içimizde karşılık bulan dinamik bir görüntü varsa bu her şeyin basit bir yanıtı olarak orada durabilir. yaşamak dediğimiz şeyin gerçeklerine kendi içimizde yaratmaya çalıştığımız sesleri uydurmaya, uyarlamaya çalışmakla ilgili her şey.