İslami çalışmalarında aktif faaliyetleri ile birçok gencin hidayetine vesile olan, onları gaflet uykusundan uyandıran, dava endişesiyle yatıp kalkan, İslam uğruna malından, canından, ailesinden, okulundan ve ağalığından vazgeçip her türlü sıkıntıya göğüs geren Sertip...
Diğer semtlerden şehadet haberleri gelmişti. Şimdi sıra Şehitlik Semt'indeydi. Burada da bir kurban verilecekti. Bu kurban Sertip olacaktı.
Birlikte büyüyen, kavgalar edip ardından barışanlar, aynı sokakta oyunlar oynayan arkadaşların, karşı karşıya gelmesi ne kadar da acıydı... Marksist fikirler, paylaşmayı değil, her şeye sahip olmayı ilke edinmişlerdi. Müslüman bireylerin kendilerine Rabbe kul olmaya davet etmelerini bile hazmedemiyorlardı. Onlara göre Marksizm'den başka yol tutmak, sahibi olduklarının ellerinden gitmesi anlamına geliyordu. Ne olmuştu şehrin çocuklarına çocukken kurulan hayallere?
İşte tam da böyle... Sen yaşamak için gelmedin bu dünyaya. Aslında doğduğun gün öldün sen ve öldüğün gün doğacaksın. Ama bilmiyorsun... Çünkü ben bilmeni istemiyorum. Unutturuyorum sana. Unuttukların benim unutturduklarımdır. Benim yolumda gidersen ve dinlersen beni dünya senin olur, beni terk edersen ve işitmezsen beni dünya kıymetsiz kalır gözünde. Ama ben sana dünyalık olanı sevimli gösteririm.
Kapitalizmin en veciz tanımı sınırsız sermaye biriktirme faaliyeti olarak ifade edilebilir. Kur'ani tanımla buna biz "kenz ideolojisi" diyebiliriz. |Tevbe,34|