Çünkü baskıya karşı çıkmamak üzere yetiştirilmişti. Bilmiyordu başkaldırabileceğini; baskıyı zorbalığı yaşamın doğal bir öğesi bellemişti. Bu baskıyı erkeklerin kurması, her bakımdan kurması da doğalı onun için. Çünkü güçlü olan onlarsı;hep başta olan, her şeye egemen olan.
Oysa iki yıl sonra tekrar karşılaştığımızda onun tek tek kişilerin değil de toplumun, içine doğduğu ekonomik ve toplumsal koşullarının kurbanı olduğunu bilmiyor muydum?
İlk kez duruşmada sormak geldi aklıma: Ben cinayet mi işledim? Hayır, yalnızca Melek'i kurtarmaya çalıştım. Bunun için de adam öldürmem gerektiğine inandım. Hepsi bu. Cinayet mi denir buna? Gerekeni yapmak...