"Devlet yönetmek, "hırsız-polis" oyununa benzemez. Tarihe bakınız; devletin polisini bazı siyasal partilerin amaçları için kullanmak isteyenler, başlarını er geç kayalara çarpmışlardır."
"Türkiye'de de son zamanlarda bazı siyasetçilerin, yazarların ve ilerici sayılan öğretim üyelerinin renk ve kişilik değiştirerek, egemen sınıfların hizmetinde yer aldıklarını görmekteyiz. Bunlar bazılarımız için şaşırtıcı olmaktadır."
"Anayasanın 82'nci maddesinde,
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin aylık ve ödeneklerine her ne surette olursa olsun, yapılacak zam ve ilaveler, ancak bu zam ve ilaveleri takibeden milletvekilleri genel seçiminden sonra uygulanır hükmü yer almaktadır. 1970 yılında, yasanın bu maddesine aykırı olarak milletvekili ve senatörlerin
kendi maaşlarına yaptıkları zam,Anayasa Mahkemesince iptal edildi.
Buna da hemen bir çare düşünüldü. Anayasanın yukarı ya aldığımız hükmü 12 Mart muhtırasını sinesine çeken partilerce, "milli birlik ve beraberlik ruhu içerisinde" değiştirilerek, Parlamento üyelerine kendi maaş, yolluk ve ödeneklerini artırma olanağı da tanınmış oldu."
"Danıştay kararlarını yerine getirmek, bir anayasal yükümlülüktür. Bu kararları uygulamamak ise, Türk Ceza Yasasına giren suçlardandır. Demirel iktidarı yıllardır hiçbir Danıştay kararını uygulamamakta ve dilediğiniz yere şikâyet edin ben Danıştay kararı uygulamam, demektedir. Yüksek mahkeme kararlarına böylesine kafa tutan bir Başbakan ne Türkiye'de, ne de dünyanın demokratik başka ülkesinde başbakanlık merdivenlerine tırmanmış değildir."