Raşit kudu

Raşit kudu
@Oneforeign
Tarih meraklısı bir Vatansever. Değerlerine, İlkelerine bağlı ve sadık bir TÜRK evladı. Herkesin kırmızı çizgileri vardır!
12 Eylül yangınına sağda solda odun taşımıştır.
“12 Eylül’den sonra Emniyet Müdürlüğü Siyasi Şubesi’nden bir tim, bir ülkücü çeteyi yakaladı. Tabancalarıyla silahlarıyla… Hatta tahmin ediyorum bir de içlerinde polis varmış. Evrak geldi. Baktım her şey tamam, emniyetten böyle bir dosya gelmesinden de memnun olduk. Biz bu soruşturmayı sürdürürken, bu soruşturmada komiser olarak görev yapmış Asım Akbulut bir gün bana geldi. Dedi ki: ‘Biz bu çeteyi ortaya çıkardık. Bu yüzden görevden alındık!’ Hemen bu konuyu komutana yazı ile bildirdim. Cevap alamadım."
12 Eylül'de sokaklarda birbirini kovalamış sağcı ve solcuyu aynı masaya oturtan biriyim. Onlara, bu olayların ülkeye kurulmuş büyük bir tezgah olduğunu hiç mi anlamadınız ? Hiç mi sorgulamadınız ? Ülkenin evlâtları neden birbirine düşman yapıldı? Gençlik işte dediler. Ben, cahillik dedim. Bugünde ülkenin evlâtlarını birbirine kırdırmak isteyen siyasetçiler var! Bu girişimlere karşı uyanık olun!!!
Reklam
1960-70-80 olaylarında bizzat CIA'nın parmağı vardır.
"Bugün Türkiye'yi yönetenler, Atatürk'ün ölümünde gençlik yaşında olanlardır. Bırakalım şimdi, sosyal bir sınıfın öteki sosyal sınıflar üzerindeki egemenliğini, bugün, bir kuşak açıkça bir başka kuşaktan bitmez tükenmez bir siyasal kinin öcünü alıyor. Ülkenin, bağımsızlıktan, özgürlükten, emekten yana olan genç kuşaklan bugün kendilerinden önceki kuşakların acımasız ellerindedir. Düşman askeri gibi sokak ortalarında vurulanlar... Bunlar bizim gençlerimizdir. Gencecik yaşlarında idam sehpalarına çekilenler... Bunlar bizim gençlerimizdir. Cezaevi hücrelerine kilitlediklerimiz... Bunlar bizim gençlerimizdir. Devlet kapılarından kovulan, iş verilmeyenler.,. Bunlar bizim gençlerimizdir. Kendi evlatlarını, kendi çocuklarını, "nizamı âlem" için boğmaya, onların kanlarını içmeye susamış olanlar, hangi cumhuriyetin hoyrat mirasçıları olduklarını hiç düşündüler mi?"
CIA'nın bugün hala kullanmakta olduğu işkence yöntemlerini, geçmiş öğrenci olaylarında öğrenciler birbirleri üzerinde bizzat yapmıştır. 1960-70-80 olaylarında her kesiminin suçu vardır.
1947 ABD yardım anlaşması, İhanet sürecinin başladığı tarihtir.
"Amerika'nın Türkiye üzerindeki siyasal, ekonomik ve askeri egemenliği günden güne arttırılır. Bir ara, ordumuza kurmay subay yetiştiren Harp Akademilerinin bir yıla indirilmesi bile, Amerikan Genelkurmayınca önerilir. Amerikan ordusunda kullanılan "talimatnameler" bile kelimesi kelimesine Türkçeye çevrilerek kullanılır. Amerikan Genelkurmayı bu konunun "maliyet hesabını" bile yapmıştır: Türk askeri 136 dolara, Amerikan askeri ise 5500 dolara mal olmaktadır."
"Amerikan hükümetinin Türkiye'ye askeri yardımı, 1947 tarihli askeri yardım anlaşmasına dayanarak yapılmıştır. Bu anlaşma devrin Türk hükümetinin yetkilisi Hasan Saka tarafından, Bismillah... çekilerek imzalanmıştır."
Vahdettin'i halife olarak tutmak akıllıca bir hamle.
"Millete serkeş diyen, bizi asi diye fetva çıkararak idama mahkûm eden ve düşmanlarımızla birleşerek millî hükümetimize karşı halife ordusu gönderen bu adamı tutmak millete karşı olduğu kadar tarihe karşı da bizi küçük düşürür." Kâzım Karabekir Paşa
Mustafa Kemal Paşa'nın Vahdettin'in kalmasını isteme sebebi; kabahatli olduğundan sözden çıkmayacağını bildiği içindir.
Ahlâk, sen ne güzel bir şeysin. Tüm serveti 1000 sterlin.
"Mekteb-i Mülkiye’den çıkıp da üç kuruş aylıkla katip olarak devam ettiğim günden bugüne kadar bütün gelir ve masrafım kayıtlıdır. Bunun içinde haksız ve gayrimeşru kazanılmış bir tek santim bile yoktur. Ben, hayatı ve devlete hizmeti böyle telakki etmiş ve siyaset yolunda yürümüş bir adamım. Hiçbir servetim, memleket üstünde dikili bir taşım, memleket içinde ve dışında bir kuruşluk servetim yoktur. Öldüğüm zaman ailem aç ve muhtaçtır. İşte İttihat ve Terakki’de on sene Maliye saltanatı eden, milyonlarla, kağıt değil altınlarla oynayan bir adamın tercüme-i hali"
Cavit Bey, eşi Aliye Hanım ve o zaman bir yaşındaki oğlu Osman Şiar’a İtalyan sigorta şirketinin İstanbul’daki acentasından 1000 İngiliz sterlinlik bir hayat sigortası yaptırmış. Cavit Bey’in bütün serveti buydu!
Reklam