Ne kimse arayıp sorar seni ne de bu senin umurunda olur. Tükenen vicdanın, arkanda bıraktıklarınla ebedi uçurumlara yol açarken; aklında, kalbinde ukde kalan tek zamir; "o", tek fiil; "kaybetmek" olur. İşte o an yeniden, söndürülemez alevler sarar kalbini. Çılgınlar gibi akreple yelkovanın dansını seyredersin. Kulağın kapıda, gelmeyecek birinin sesini duymayı beklersin... Sonra yine paranoya; korkular, endişeler, kuruntular...