Merhaba. Ben Onur. Kitaba davet edilince bu şekilde mi hitap ediliyor bilmiyorum. Genel olarak insanlarla tanışırken kullanılması gereken kelimeleri de biliyor değilim. Bu yüzden toplum tarafından tutulmamış bir şahsiyetin kitap tarafından sahiplenilmesi karşısında tecrübesiz, savsaklar halde apar topar hazırlanıp sayfaya intikal ettim. Kitaptaki diğer karakterleri henüz bilmesem de yan parçaları ezmek için sabırsızlandığımın farkındayım. En iyi betimlemelerin şahsımı tanımlamak için yapılmasını yazardan umut ediyorum. Bu yaşıma kadar kayda değer bir olay yaşamadım. Sessizliğimi bilginlik sanan insanlara minnettarım. Aptallığımı gizlemek için yaşamdan bilgece kaçmaya ihtiyacım var. İnsanlar bana cevabını bilmediğim sorular soruyorlar. Ben onlara bir insanla nasıl tanışılır sorusunu soramıyorum. Bir gün herkes tarafından aptallığım anlaşılacak diye korkuyorum. Bu yüzden sorulan soruların cevaplarını verirken hayatın bir ikilem barındırdığını ve bizim hangi yolu seçmemizi tercihlerimizin belirlediğini vurguluyorum. Böylece hareketsizliğin felsefesini ustalıkla yaparak ne kadar korkak olduğumu onlardan gizlemiş oluyorum. Aşkın cinsellikten ibaret olmadığını söylediğim zamanlarda, önümden geçen mini etekli şuh bir kadının bacaklarına bakmadan edemiyorum. Kapalı bir kadının yanında kafamı yerden kaldırmıyorum. Bu da her dünya görüşünden kadınlara kapımın açık olduğunun göstergesi galiba. Doğrum yok değil. Fakat hayat beni doğrularıma tutunduğumda yıkacakmış ya da yanıltacakmış gibi hissettiriyor. Gençliğinde inandığı doğruların bir yanılgı olduğunu yaşlılığında anlayan filozoflara bakarak henüz gençken sahip olduğum hiçbir düşüncemi ciddiye alamıyorum. Yine de kalıplaşmış eleştirel cümleleri varlığımı ortaya koymak için ağzımdan eksik edemiyorum. Sözgelimi şehirlerin